Zonguldak Yeni Projelerle Renkleniyor

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Zonguldak'ın doğal, kültürel ve endüstriyel değerlerinin tanıtılması üzerine Zonguldak Valiliği tarafından hazırlanan kentsel tasarım ve küçük ölçekli turizm projeleri şehre yeni bir silüet kazandırmayı amaçlıyor. 
2014 - 2023 Batı Karadeniz Bölge Planı doğrultusunda turizmin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi önceliklerine uygun olarak; Zonguldak Valiliği tarafından 2023 Turizm Stratejileri kapsamında hazırlanan projeler ile ilin sahip olduğu potansiyellerin değerlendirilmesi ve Zonguldak'taki doğa ve kültür turizminin canlandırılması hedefleniyor.
Toplantıda; Zonguldak Kıyı Yenileme, Zonguldak Mağaraları Ziyaretçi Merkezi, Üzülmez Kültür Vadisi, TTK Rombaki Çocuk Bilim Merkezi, Gümeli Tabiat Anıtı Ziyaretçi Merkezi ve Gümeli Belde Meydanı Projesi, Kadıoğlu Mozaikleri, Madencioğlu Şelalesi, Çayırköy Mağarası ile Değirmen ve Çevresi, A Tipi Misafirhane, Zonguldak TSO Apiterapi Köyü, Kandilli Köy Pazarı ve Endüstri Mirası Ziyaretçi Merkezi, Aşağı Kandilli, Harmankaya Kanyonu Yürüyüş Parkuru, Çaycuma Filyos Master Plan ve Fuar Alanı için hazırlanmış projeler tanıtıldı.

Zonguldak Eski İskele’ye, Eski İskele Zonguldaklılara Kavuşuyor

Zonguldaklıları eski iskele ile buluşturmayı hedefleyen proje kapsamında; Zonguldak Liman Bölgesi’nde yapılacak yeni düzenlemeler ile Zonguldaklıların ve ziyaretçilerin kıyıya erişimini sağlayacak, suya temas edecek kıyı alanları yaratmak amaçlanıyor.
Proje, Türkiye endüstri tarihinin denize açılan kapısı niteliğindeki Zonguldak Limanı ve çevresindeki değerlerin görünürlüğünü artıran canlı ve nitelikli bir kamusal alan oluşturacak.
Valilik ve tünel arasında iskeleler ile yürüyüş alanları oluşturularak restoran, kafe ve dinlenme mekanlarını da içeren canlı ve hayat dolu bir kıyı alanı yapılması planlanıyor.
Karadeniz’in kent merkezine nüfus ettiği, deniz ile dağ arasında sıkışmış ve bu sıkışmışlığın içerisinde kendi dinamiklerini ortaya çıkarmış bir kent Zonguldak. Geçmişte kömür ile var olmuş; bugün ise kömürün bıraktığı mirası ortaya çıkararak kendini tekrar var etmeye hazır…
Bu dönüşümün başlangıç noktası olarak kömür ile denizin buluştuğu yer olan limanı kabul etmek yanlış olmayacaktır. Yıllarca kömürün taşınması için kullanılan Zonguldak Limanı süreç içerisinde değişime uğramış ve bir çöküntü alan haline gelmiştir. Tarihsel süreçte önemli bir rol üstlenen bu limanın halk tarafından rahatlıkla kullanılamaması dönüşüm vaktinin geldiğinin temel göstergesidir.
Bu anlamda projenin üstlendiği rol Zonguldaklılar ile kıyıyı tekrar bir araya getirmektir. Valilikten başlayan kıyı bandında yapılacak yeni düzenlemeler ile yaya sürekliliğini ve kentlinin kıyıya erişimini sağlamak temel amaçtır.
Valilik ve tünel arasında yer yer iskeleler kullanılarak denizle karanın ara kesitinde yürüyüş alanları oluşturulmuş ve kentten denize doğru ve kıyı boyunca yaya yolları önerilmiştir. Bu sürekliliğin içerisinde kullanıcıların suya temas edebileceği yeni alanlar yaratılmış ve bu alanların 24 saat aktif kullanımını sağlayacak ticari mekanlar önerilmiştir.
Şüphesiz ki halk arasında çekek olarak adlandırılan küçük balıkçı teknelerinin yanaştığı ve bakımlarının yapıldığı alanlar bugün büyük oranda işlevlerini kaybetmiştir. Bu alanlar atıl konumlarıyla kentlinin suya temasını da engellemektedir. Proje; bu tür mekanların tekrar gözden geçirilerek kentlinin rahatlıkla kullanabileceği bir dönüşümü vaad etmektedir. Bahsi geçen çekek mekanlarının geçici kullanım amaçlı düzenlenmesinin yanında kıyı boyunca sosyal ve ticari işlevler bir araya getirilerek canlı ve hayat dolu bir kıyı bandı oluşturması düşünülmüştür.
Proje Ofisi: ASMA, SMAG, MDESİGN
Proje Ekibi: Ali Sinan, Hasan Okan Çetin, Murat Memlük, Dinçer Dönmez, Elif Yılmaz, Mehmet Çıkrık, Nehir Biçer, Nuran Özkam, Okan Mutlu Akpınar

Zonguldak Mağaraları Turizme Açılıyor

Zonguldak, keşfedilen mağara sayısı ve bu mağaraların oluşum evrelerinde meydana gelmiş olan mağara içi karakterleriyle geniş yelpazeye sahip bir coğrafya. İl bütününe yayılmış olan mağaralar ağı, yerli-yabancı turistler, araştırmacılar ve mağara sporcuları için çeşitlilik içeren bir gezi rotasını mümkün kılıyor. Gökgöl Mağarası önünde yapılacak Zonguldak Mağaraları Ziyaretçi Merkezi projesi ile bu önemli potansiyelin erişilebilir ve görünür hale getirilmesi amaçlanıyor.
Gökgöl Mağarası, Zonguldak’ın 5 km güneydoğusunda, Erçek Deresi’nin doğu yamacında bulunur. Gökgöl mağarası içinde yer alan çeşitli renk, doku ve büyüklükte sarkıt, dikit, sütun, bayrak ve perde oluşumları ile Zonguldak ve Türkiye’nin ziyaret edilebilen önemli mağaralarından birisidir. Güneyinden geçen, Zonguldak-Ankara karayolunun yapımıyla daha ulaşılabilir hale gelen Gökgöl Mağarası, karşılaştığı veya ilerleyen zamanlarda karşılaşabileceği yoğun ilgi potansiyeliyle, ziyaretçilerine daha gelişmiş bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. İnşa edilmesi planlanan GZM yapısıyla birlikte Zonguldak coğrafyasında keşfedilmeyi bekleyen diğer mağaralar için gelişmiş bir anlatı, bilgilendirme ve yönlendirme yapılması amaçlanıyor.
Gökgöl Ziyaretçi Merkezi ile tasarım sürecinin ilk aşamalarından itibaren, konumlanacağı Gökgöl Mağarasının önü ve yakın çevresiyle mümkün olabildiğince doğrudan ve tek defalık yere özgü bir ilişki kurmayı hedefledik. GZM’nin mimari yaklaşımı; Milyonlarca yıllık doğal oluşum süreçleri sonunda günümüzdeki halini almış olan doğa parçasının şaşırtıcı varlığı ile yarışmadan var olabilecek tutarlı bir mimarlık dili kurabilmektir.
Bu tasarım fikri bir çeşit kamuflaj gizlenme yapısı kurmak gibi okunabilir. Ancak bu gizlenerek mağaranın ağzında , önüne sığışarak oturan yapı aslında kendi varlığını bütünüyle gizleme yolunu da seçmez. Bu tavrı daha çok varlığını belli ederek dağın ve mağaranın yamaçlarına doğru usulca ilişmek olarak tarif edebiliriz. Kendi üst yüzeyi bir çeşit dağın eteklerinden kopup gelmiş bir peyzaj gibi okunan, iç yönlenmesini dağın kayalıklarına doğru kıstırılmış bir avluya-kesiğe doğru çeviren daha ketum bir tavır bu…
Öte yandan mağaranın içinden devam ederek süren bir yaya hareket hattının dağın eteklerine bağlanarak GZM içinden dış mekana aktarıldığı bir süreklilik tasarımı olarak da okunabilir.
Yapı, inşa edildikten sonra içerisinde barındıracağı mekanlarıyla, bu mekanların içeriğini oluşturacak olan anlatılarıyla, ziyaretçilerini 3 milyon yaşında bir mağarayla doğrudan temas edeceği fikrine duygusal olarak hazırlayabilecek mekânsal altyapıyı hazırlamış olmayı umuyoruz.
Proje Ofisi: Yalın Mimarlık
Proje Ekibi: Ömer Selçuk Baz, Ece Özdür, Atakan Koca, Pelin Yıldız, Firdevs Ermiş, Berna Çelebi, Cihan Poçan, Okan Bal
Statik: Niyazi Parlar
Danışman: Ömer Yılmaz, Devrim Çimen, Hamdi Mengi

Rombaki Konağı Bilim Evi Olacak

Rombaki Konağı’nın enerji konulu bir bilim merkezi olarak yeniden işlevlendirilmesiyle Zonguldak ve çevresinden her yaştan meraklı insanlar ve özellikle çocuklar için yeni bir öğrenme alanı açılması planlanıyor.
Proje kapsamında; kültürel miras olan TTK Rombaki Konağı’nın Çocuk Bilim Merkezi’ne dönüştürülerek okul çağındaki çocukların bilimsel gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Dünya ve enerji kaynakları ile ilgili karmaşık konuların her yaştan ziyaretçiler için anlaşılabilir olmasının hedeflendiği Rombaki Bilim Evi’ndeki her şey dokunulmak üzere tasarlanacak, böylece oyun ve öğrenme her zaman iç içe olacak.
Proje Ofisi: SUPERPOOL
Proje Ekibi: Selva Gürdoğan, Gregers Tang Thomsen, Zehra Eliaçık, Nicola Iavarone, Derya İyikul, Rümeysa Gür

Gümeli Tabiat Anıtı Ziyaretçi Merkezi ve Gümeli Belde Meydanı Projesi

Gümeli Tabiat Anıtı Alanı, barındırdığı 4114 yaşındaki Ulu Porsuk (Taxus Baccata) ile öne çıkmakta. Proje kapsamında Gümeli Tabiat Anıtı’nın ziyaretçi yönetim planı doğrultusunda alanın korunması ve insanların alanda güzel vakit geçirebilmesi hedefliyor.
Tabiat Anıtı’na en yakın yerleşme olan Gümeli Belde Meydanı’nda hayata geçecek proje sayesinde ziyaretçilerin anıta çıkmadan önce bilgi alması, bölgenin hassasiyeti ve korunması ile ilgili bilinçlenmesi ve yerel değerleri tanıması da amaçlanmakta.
Belde meydanı ve meydanı tanımlayan zemin katlar ile oluşturulacak alan özel günlerde araç trafiğine kapatılacak ve burada bir yerel Pazar alanı kurulabilecektir. Bu sayede ziyaretçiler belde ve insanı ile güzel ilişkiler kurabileceklerdir. Bu ilişkiler mekanı ve doğayı daha iyi anlamak için önemlidir.
Ziyaretçi Merkezi ve ona bağlı Simülasyon Rotası bir bütün olarak ziyaretçiye Tabiat Anıtı ile ilgili görsel ve yazılı bilgiler verirken rota üzerinde yaşanacak deneyimler sayesinde de doğayla doğrudan temas kurma şansı yakalayacaklardır. Ziyaretçi Merkezi beldenin en kamusal özellik taşıyan alanında yer almaktadır. Bu sayede merkez, dışarıdan gelenlerden çok bu beldede yaşayanlarım mekanı olacaktır. Bu sahiplenme duygusu bu mekanın sürdürülebilirliğinin temel koşulu olacaktır. Hemen yanı başında bulunan okul alanı ile de ilişki kuran merkez öğrencileri eğitim hayatının da önemli bir parçası olmaya adaydır. Yapı büyük bir çatı örtüsü altında insanları bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Bu çatı tamamen ahşap konstrüksiyondur ve çatının örtü elemanı da aynı şekilde yöre yaylarında da gördüğümüz üzere ahşap kiremitlerden oluşmaktadır. Bu özellikleri ile yapı yerel ustaların da üretim sürecine dahil olacağı bir yöntemle hayata geçirilecektir. Yapının cephesinde ise yine yöre taşı olan bazalt kullanılmaktadır.
Merkezin bir diğer önemli özelliği ise sergi kısmında tamamen kapalı bir mekanın olmamasıdır. Bu sayede yapı her zaman açık kalacak, gerek yerel gerekse belde dışından insanların özgürce gezebileceği bir odağa dönüşecek, bu sayede yapı yerle bütünleşecek ve işletme maliyetleri de oldukça aşağılara çekilebilecektir.
Ziyaretçi Merkezini bütünleyen Simülasyon Rotası ise Bulanık Deresi’nin karşı kıyısında yer alan vadi boyunca 500 metre kadar ilerleyen ve ziyaretçiye Tabiat Alanına çıkmadan önce doğayla bütünleşme ve alanla ilgili görsel ve yazılı bilgileri alabileceği yerleştirmeleri deneyimleme olanağı vermektedir.
Proje Ofisi: Sekiz Artı Mimarlık ve Kentsel Tasarım
Proje Ekibi: Doç. Dr. Sertaç Erten, Dr. Devrim Çimen

Kadıoğlu Mozaikleri Ziyaretçilerle Buluşuyor

Proje kapsamında Zonguldak için çok önemli bir kültürel miras alanı olan Çaycuma Kadıoğlu Mozaikleri’nin ziyaretçilerle buluşturulması hedefleniyor.
Kadıoğlu mozaiklerinin iklim koşullarından korunabilmesi için üzerine yapılacak bir koruma çatısı ile en az şekilde etkilenmesi sağlanabilecek, aynı zamanda ziyaretçiler tüm eseri gezecek şekilde tasarlanacak yürüme platformları sayesinde Kadıoğlu Mozaiklerini yakından görme fırsatı bulacaklar. Ayrıca yapının terasından Filyos Vadisi manzarası izlenebilecek.
Kadıoğlu Mozaiği, Zonguldak-Çaycuma- Kadıoğlu köyü, Çobanhasanlar mahallesinde bulunmaktadır. 2008-2011 yılları arasında Ereğli Müzesi tarafından bölgede yapılan arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Kalıntıların MS 3. yy ait bir çiftlik evine (Villa Rustica) ait olduğu düşünülmektedir. Evde, zemini mozaikle kaplı 3 oda vardır. Bunlardan apsidal odanın içinde 7.3 x 7,3 m ebatlarında bir mozaik bulunmaktadır. Diğer mozaikler ise 5,8 x 5,8m ölçülerindeki, üzerinde, Lykurgos ve Ambrossia’nın betimlendiği mozaik ile 4,2×10,2 ölçülerinde geometrik desenlerden oluşan mozaiktir. Kalıntılar, Kadıoğlu Köy Yolu’na 15 metre uzakta ve yol kotundan 7 metre aşağıdadır.
Kadıoğlu Mozaiği Ziyaretçi Merkezinin amacı mozaikleri dış hava şartlarından korumak ve ziyaretçilerin mozaikleri görmelerini ve onun hakkında yerinde bilgi almalarını sağlamaktır. Kalıntılar kuzeydoğu güneybatı yönündedir. Dolayısı ile ziyaretçi merkezi de kalıntılara koşut olarak kuzeydoğu güneybatı yönünde yerleştirilmiştir. Yapının Girişi güneybatı yönündedir ve köy yolundan yaklaşık 3.5 metre aşağıdadır Bu kota %6 eğimli bir rampa ile veya iki sahanlıklı merdiven ile inilebilmektedir. Yapıda koruma çatısının yanı sıra bekçi,-gişe, hediyelik eşya satış wc ve mozaikler için bilgi alınabilecek, bütün kalıntıların kolayca algılanabileceği balkon niteliğinde, genişçe bir giriş holü vardır. Toplam yapı alanı 880 m2’dir. Yapıda, çevreye ve Karadenize uygun bir mimari dil önerilmektedir. Strüktür çözümlemesinde geniş açıklıklara ihtiyaç duyulduğu için çelik strüktür tercih edilmiştir. Cephe ise masif ahşap malzeme ile tasarlanmıştır. Duvarlar brut beton olarak yapılacaktır. Çatı, Mozaiklerin daha iyi algılanması için doğal işiğın içeri girebileceği şekilde çözümlenmiş, çatı ışıklıkları ve iç avlu düşünülmüştür. Çatı malzemesi olarak çevrede sıklıkla kullanılan alaturka kiremit tercih edilmiştir. Mozaiklerin yakından görülebilmesi için mozaiklere zarar vermeyecek şekilde bir yürüme yolu tasarlanmıştır. Bu yürüme yolunun taşıyıcı sistemi çelik, kaplaması ahşap olacaktır.
Kadıoğlu Mozaiği Ziyaretçi Merkezinin inşası ile sadece mozaiklerin korunup ziyarete açılması sağlanmayacak, bunun yanı sıra, Kadıoğlu köyünü ziyaret eden turist sayısının artışı ile birlikte köyün ekonomik olarak da canlanması ve böylece köyün mekan ve yaşam kalitesinin gelişimi sağlanacaktır.
Proje Ekibi: Prof. Dr. Nevzat Oğuz Özer, Doç. Dr. Yasemen Say Özer, Şafak Özgür Özkan

Madencioğlu Şelalesi Doğa Tutkunları İçin Düzenleniyor

Ağırlıklı olarak Zonguldaklılar tarafından piknik alanı olarak kullanılan Madencioğlu Şelalesi ve çevresi aynı zamanda doğa yürüyüşçülerinin ve bisikletle seyahat edenlerin de uğrak noktası.
Alanın doğal güzelliklerini ön plana çıkarmayı hedefleyen proje ile ziyaretçilerin de uzun vakitler eğlenceli zaman geçirebilecekleri bir alan oluşturulması da hedefleniyor.
Mevcut durumda alanın iki tarafındaki dolgulardan ötürü, şelale dar bir alana dökülmekte ve ordan kendine bulduğu sızıntı denecek kadar az bir yolla akışına devam etmektedir. Köprünün ve dolgu alanlarının üzerindeki korkuluklar metruk haldedir ve ziyaretçiler arabalarıyla şelalenin dibine kadar girebildiklerinden ötürü doğal bitki örtüsü zarar görmüş, şelalenin şiirselliği ise kaybolmuştur.
Projemiz, alanın doğal güzelliklerini ön plana çıkarırken ziyaretçilerin de uzun vakitler eğlenceli zaman geçirebilecekleri nitelikte tasarlanmıştır. Bunun için öncelikle beton dökülerek elde edilmiş bu dolgu alanlarının kazılarak şelalenin belki de yüzyıllar önceki doğal haline dönmesi sağlanmış ve bundan sonra yapılacak tüm müdahaleler zarifçe ve narince doğaya dokunacak şekilde yapılmıştır.
Özbağı köyünden gelen yolun devamı niteliğinde bir iskele önerilmiş ve bu iskelenin solundaki istinat duvarı ışıklandırılarak güzel bir taş duvara dönüştürülürken sağ tarafına ise ziyaretçilerin kullanabilecekleri çeşitli amaçlara yönelik kamusal platformlar yerleştirilmiştir. Bu platformlardan bir kaçında isteyenler şelaleye karşı oturabilir, kitap okuyabilir ya da gözlerini kapatıp şelalenin sesini dinleyebilirler. Su hamağı ve etrafındaki platformlarda suyla daha yakın ilişki kurabilirler, dereye iniş merdivenleriyle, oluşturulan su havzasının içine girebilirler ya da iskelenin en ucuna gelip diledikleri şekilde kullanabilirler.
Sofular köyünden gelen yolun devamı niteliğinde önerilen iskele ve etrafındaki platformlar ise karşı kıyıdan faklı olarak piknik ve mesire alanı olarak tasarlanmıştır. Bu alanda farklı kotlardaki platformlar birbirlerine birer ikişer basamaklı merdivenlerle bağlanarak zengin ve hareketli bir kompozisyon elde edilmiştir. Piknik masalarını barındıran bu platformların birbirlerinden ayrık olmaları sayesinde havzanın suyu platformların arasından da görülebilmektedir. Dolayısıyla elde edilen tasarım sadece piknik masalarının olduğu masif bir yüzey değil, farklı yüksekliklerde, aralarından bazen bitkilerin ve ağaçların çıktığı, bazen suyun ve kayaların görüldüğü, bulunduğu doğa ile uyumlu bir tasarımdır. Piknik alanlarının yakınına tasarımın genel diline aykırı olmayacak şekilde tasarlanmış üç adet barbekü bacası ile bir adet çeşme yerleştirilmiştir.
Şelalenin yakın çevresinde de bazı düzenlemeler yapılmıştır. Alanın 100-150 metre uzağındaki tuvalet birimi cephesi tuğla kaplanarak rehabilite edilecektir. Özbağı Köyü’nden yaklaşırken alanın girişi sayılabilecek bir noktada duran, çatısı yıkılmış tomruk ahşap yapı ise restore edilerek farklı kullanımlara uygun hale getirilecektir.
Proje Ofisi: kâat mimarlık
Proje Ekibi: Lebriz Atan Karaatlı, Sacit Arda Karaatlı

Çayırköy Ekolojik Odağı

Çaycuma sınırlarındaki Çayır Köyü ilk bakışta diğer çevre köylere benziyor gibi görünse de barındırdığı coğrafi, tarihi ve kültürel özellikleriyle ayrı bir konuma sahip. Farklı türlerde yarasalara ev sahipliği yapan Çayırköy Mağarası’nı koruyarak, mağara ve tarihi değirmenin çevresini düzenleyerek Zonguldak halkı ve turistlere tanıtmayı hedefleyen proje kapsamında bir de ziyaretçi merkezi oluşturulacak. Bu merkezde il bütünündeki mağaraların biyoçeşitliliği, bölgede yer alan ve korunması gereken yarasalar, değirmenler, Roma su yolu ve Çayırköy’ün kültürel yapısı anlatılacak.
Mağara içerisi sportif geziler için uygun halde bırakılacak, içerisine bir yapısal müdahale yapılmayacaktır. Ev sahipliği yaptığı yarasaların mağarayı terkediş ve tekrar giriş ritüellerini izlemek için, onlara hiç bir zarar vermemek hassasiyeti ile mağara yakınına bir seyir terası yer alacak.
Proje Ofisi: Buda Mimarlık Tasarım
Proje Ekibi: Burak Pelenk, Eda Yazkurt Pelenk, Damla İçyer, Gülizar İlhan, Barancan Dağıstan
Danışmanlar: Mustafa İspir Gürbüz (İnş. Müh), Sabri Pehlivan (Elektrik Müh.)

A Tipi Konuk Evi Sanat Merkezine Dönüşüyor

1938 yıllında inşa edildiği düşünülen ve A Tipi olarak bilinen Devlet Misafir Evi yıllar içinde yerli ve yabancı muhtelif konukları misafir etmiş ve gerek mekânsal gerekse de hatıraları ile tarihsel bir belge durumuna gelmiştir.
Projeyle, binanın korunarak müzik/sanat icra mekânı olarak kullanılmasını hedeflemekte.
Zonguldak halkı ve ziyaretçilerine kapılarını açacak olan mekanda geleneksel ve çağdaş sanatın örnekleri izlenebilecek.
Zonguldak şehri dâhili ve/veya dışarıdan kullanılması düşünülen mekân geleneksel ve/veya çağdaş buluşmalara bir mekân teşkil etsin bir odaklanma yaratsın fikri ile kentsel güncellenmenin mekânsal bir tezahürü olabilir mi fikri ile kurgulanmıştır.
Mevcut yapı bir kaç orijinal olmayan öğesinden arındırılarak gerek strüktürel gerekse de yapı elemanları olarak korunmaya gayret edilmiş, parsel içerisinde mevcut yapı ile temas etmeyen ama ilişkilenen bir başka yeni yapı ile işlevsel ilavesi yapılmıştır. Söz konusu bu yeni yapı bir performans, dinleti, eğitim salonu olarak çok maksatlı programa uygun olacak biçimde ve donatıda tasarlanmıştır. Mevcut yapının varlığını aşikar kılmak için yeni eklentinin kontrast oluşturması bir tasarım dili olarak kollanmıştır.
Yapı, Karadeniz’den yükselen bir yamacın üstünde bir kısmı tescillenmiş ağaçların, kıymetli bir bitki örtüsünün içerisinde yer almaktadır. Proje gelişimi mevcut bitki örtüsünü ve oluşturduğu habitatı hasara uğratmayacak bir tasarım dâhilinde, geçici olabilecek ve yapım aşamasında da “yer”i hasara uğratmamaya gayret eden bir montaj ön görmektedir.
Proje Ofisi: CM Mimarlık
Proje Ekibi: Cem Sorguç, Elvan Dervişoğlu Çakıt, Deniz Gezgin

Zonguldak’a Apiterapi Merkezi

Apiterapi; arı ve arı ürünlerinin (bal, balmumu, arı poleni, propolis, arı sütü) koruyucu ve bazı hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı uygulama yöntemi olarak kullanılması biçimi. Zonguldak Apiterapi Merkezi’nde, arı, arıcılık ve arı ürünlerinin tanıtımı, bazı apiterapi uygulamaları ve arı ürünleri ile masaj, bakım gibi uygulamaların yapılması planlanıyor.
Proje, günü birlik kullanımın yanı sıra konaklamaya da olanak veren birbirinden bağımsız çalışan, manzaraya hakim 15 adet konut birimini de içermekte.
40.386,35 m² yüzey alanına sahip proje arazisi, Zonguldak İl’inin, Elvanpazarcık Beldesinde bulunmaktadır.
Arazinin Kuzey-Güney doğrultusundan geçen orman yolu, arsayı iki parçaya ayırmaktadır. Proje yerleşim kararları verilirken öncelikle yoğun ağaçlı bölgeler tespit edilmiş ve doğaya en az tahribat verilmesi prensibiyle ağaç yoğunluğu olmayan bölgeler yerleşim alanı olarak belirlenmiştir.
Apiterapi Köyü genel tesis yapısı, arazinin kuzey-güney doğrultusuna uzanarak, Arazinin batı tarafından yoldan doğrudan ulaşılabilen bölüme konumlandırılmıştır. Yol kotundan girilen Merkez’in karşılama ve danışma birimleri bir amfi ile arazinin alt kotlarına konumlandırılmış olan Apiterapi Merkezi ve Restoran kotuna bağlanmıştır, bu sayede yapı batıda bulunan dere, manzara ve doğayla doğrudan ilişkili hale gelmiştir.
Apiterapi kabinleri ve kovanlar, arazinin alt kotlarında, dere ve ağaçların arasında konumlandırılarak doğa ile bütünleştirilmiş, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, spor alanları ve tenis kortları yine coğrafya ile uyumlu bir şekilde dere boyunca konumlandırılmıştır. Yapısal peyzaj öğeleri, bağlamın ruhunu zedelemeyecek şekilde olabildiğince doğal malzemelerden seçilmiş, yabancı türde bir bitkilendirme düşünülmeyip açık alanlarda olabildiğince endemik bitki çeşitliğinin sürdürülmesi ve rehabilitasyonu hedeflenmiştir.
Yapı çeperi bölgenin iklim verileri düşünülerek eğimli yüzeylerden oluşan cephe-çatı’dan oluşturulmuş, yapım kolaylığı ve bölgede tedarik avantajı sebebiyle strüktüründe çelik tercih edilmiştir.
Arazinin doğu tarafında, görece yüksek kotlarda konumlanan konaklama birimleri, birbirlerine manzara ve gün ışığı bakımından engel olmayacak şekilde yerleştirilmiş, iklim koşulları göz önünde tutularak yapı çeperi yine eğimli çatılardan oluşturulmuştur. Ayrıca hem doğal bir malzeme oluşu, hem de su yalıtımı konusundaki avantajları nedeniyle yüzey (çatı-cephe) kaplama malzemesi olarak kayrak taşı tercih edilmiştir.
Arazinin yine doğu tarafında bulunan yoğun ağaçlıklı bölge ise kamp alanı olarak belirlenmiş, çadır ve benzeri sabit olmayan donatılarla günübirlik veya daha uzun süreli konaklamalara ayrılmıştır.
Proje Ofisi: SCRA Mimarlık
Proje Ekibi: Seden Cinasal, Ramazan Avcı, Merve Özduman, Dilşad Uzar, Nil Özkır, Merve Şen, Özlem Kurtcu, Hamza Yılmaz, Mert Doğaray

Kandilli’nin Endüstri Mirasını ve Doğal Değerlerini Tanıtacak Ziyaretçi Merkezi

Kandilli bölgesinin doğal, tarihi ve sosyal özelliklerinin tanıtımını sağlayacak ve yerel ürünlerin satışının yapılacağı “Kandilli Köy Pazarı ve Ziyaretçi Merkezi” projesi, Kandili bölgesindeki eko turizm odaklarını tanıtmak amacıyla Ereğli- Zonguldak yolu üzerinde, Kandilli giriş kavşağı yakınında yer alacak. Kandilli ve çevresindeki diğer turistik destinasyonlarına giriş kapısı niteliğinde olan kavşakta, bölgenin tanıtımını yapacak, bölgeye gezgin trafiğini teşvik edecek “ziyaretçi merkezi” ve yerel ekonomiye katkıda bulunacak ve yerel ürünlerin tanıtılacağı “köy pazarı” işlevlerin harmanlanmasıyla ilgi çekici bir odak oluşması hedefleniyor.
Ziyaretçi Merkezi’nin yakın çevrede yer alan doğal ve kültürel miras alanlarının tanıtımını yapması ve Kandilli’nin sahip olduğu tarihi öneme sahip Çamlı, Varagel, Alacaağzı ve Kireçlik gibi alanları yoldan geçen ziyaretçilere sunması ve bu noktaları tanıtması hedefleniyor.
Proje kapsamında ve yerel ürünlerin satışının yapılacağı bir Köy Pazarı da yapılacak. Aynı zamanda Zonguldak – Ereğli Karayolu’nun Kandilli yol ayrımında yaz-kış bulunan yerel üreticilerin sürekli bir gelire sahip olması sağlanacak.
Proje Ofisi: Openact Architecture
Proje Ekibi: Zuhal Kol, Carlos Zarco Sanz, Barış Can Cüce, Zeynep Küheylan, Ozan Şen

Aşağı Kandilli Yeniden Can Bulacak

Aşağı Kandilli; Doğa, tarih, endüstri mirası ve alternatif turizm türleri açısından önemli bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahip.
Proje kapsamında Türkiye sanayi tarihi için çok önemli bir yerde duran Kandilli endüstri mirası ve onunla ilişkili sosyo-kültürel değerlerin doğa turizmi ile entegre bir şekilde turizme kazandırılması amaçlanıyor.
Bu kapsamda Aşağı Kandilli’de yer alan Varagel ve diğer tescilli kültür varlıkları başta olmak üzere taş kömürü ocakları ve bu ocakların işletilmesi sırasında gerekli olan ancak artık kullanılmayan, âtıl durumdaki yapıların yeniden işlevlendirilerek hayat bulması hedefleniyor. Yaya yolları, otel, müze, su sporları merkezi ve kumsal gibi kullanım alanlarının geliştirileceği proje kapsamında yerel bitki ve ağaç dokusunun korunarak doğal olanın sürdürülmesi de planlanıyor. 
Proje Ofisi: Nevzat Sayın Mimarlık Hizmetleri
Danışmanlar:  Prof. Dr. Sedat Kabdaşlı İTÜ İnşaat Mühendisliği / Hidrolik Anabilim Dalı, Prof. Dr. Yalçın Yüksel YTÜ İnşaat Mühendisliği / Hidrolik ve Kıyı – Liman Mühendisliği, Yrd. Doç. Dr. Burcu Serdar Köknar Mimar, Permakültür Tasarımcısı, Doç. Dr. Meltem Erdem Kaya Peyzaj Mimarı, Dilek Yürük Peyzaj Mimarı, Permakültür Tasarımcısı, Selim İnsel (İTÜ) Yüksek Maden Mühendisi, Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya AÜ Ziraat Mühendisliği

Harmankaya Kanyonu Alternatif Turizm Merkezi

Harmankaya Kanyonu, Zonguldak şehir merkezine yakınlığı ile dikkat çeken son derece eşsiz bir doğa harikası.
Harmankaya Kanyonu’nda bulunan yürüyüş yolunda ziyaretçilerin gezilerini kolaylaştırması ve temel ihtiyaçlarını gidermesi amacıyla düzenlemeler yapılması planlanıyor. Yapılacak küçük ve doğal müdahaleler sayesinde Harmankaya Kanyonu ziyaretçilerin daha rahat gezebileceği bir nokta olacak.
Proje, doğal hayatın korunmasını temel alırken, alanın mevcuttaki yıllık kullanımını da dört mevsime çıkarmayı hedefliyor. Çalışma kapsamında yapılacak yaklaşık 800 metrelik yürüyüş yolu sayesinde, her yaştan ziyaretçinin kanyon içerisindeki tüm şelaleleri deneyimlemesi sağlanabilecek.
Harmankaya Kanyonu Alternatif Turizm Odağı Projesi’nde, kanyonun yüksek bir noktadan görülmesine imkan veren bir gözlem kulesi ve Harmankaya Şelalelerinin yanı sıra Zonguldak’taki tüm şelalelerin de tanıtıldığı bir ziyaretçi merkezi de bulunmakta.
Proje Ofisi: Degostudio
Proje Ekibi: Volkan Taşkın, Özge Meriç, Büşra Yılmaz Şirin, Tuba Kara, Oğuzcan Çavuş

Çaycuma Filyos Vadisi Eko Turizme Hizmet Edecek

Çaycuma’nın en önemli değerlerinden olan Filyos Vadisi, doğal ve kültürel değerlerinin yansıra sahip olduğu elverişli arazi ile hem dinlenme hem de ekolojik tarım alanı olarak yeniden tasarlanıyor.
Tios Antik Kenti’nin ve antik su yollarının yanı sıra verimli toprakları ile bilinen bölge, yaklaşık 1.500.000 m2 büyüklüğündeki kıyı alanı boyunca, farklı temalardaki parklar ve Filyos Çayı’nda yapılacak seyir terasları gibi kentin ve kentlinin ihtiyaç duyduğu sosyal alanlarla yeniden tasarlanırken, tarım alanlarının yer alabileceği ve eko-turizme hizmet edecek bir alan olarak da kurgulanacak.
Çaycuma Zonguldak kent merkezine yaklaşık 60 km uzaklıkta yer alan ve Filyos Çayı üzerinde yer seçmiş yaklaşık 65 bin nüfuslu ilçedir. Zonguldak kent merkezinin güney doğusunda yer alan ilçe sınırları Karadeniz kıyısına kadar uzansa da ilçe merkezi ve ana yerleşim alanlarının denize kıyısı bulunmamaktadır. Konum olarak üç önemli kentin (Zonguldak, Bartın, Karabük) oluşturduğu üçgenin içinde yer almaktadır. Bu anlamda değerlendirildiğinde yolların kesiştiği bir düğüm noktası niteliğindedir.
Proje kapsamında ilk aşamada kentin geçmişten günümüze nasıl bir gelişim gösterdiği, yeni kentsel dinamiklerin neler olduğu ve Çaycuma’nın bölgesel ve kentsel ölçekteki potansiyelleri ortaya konmuştur. Bununla beraber kentin ve yakın çevresinin barındırdığı doğal, tarihi ve kültürel zenginlikler de araştırmaya dahil edilmiş ve bu anlamda bölgedeki önemi tartışılmıştır. İkinci aşamada ise sentez çalışmaları kapsamında kent genelinde gözlemlenen sorunlar ve olanaklar ile birbirinden farklılaşan müdahale alanları ve biçimleri ortaya konmuştur. Sorun ve olanak çalışmaları yalnızca kentsel ölçekte değil Çaycuma ve yakın çevresinde yer alan odakları da içine alacak şekilde üst ölçeklerde değerlendirilmiştir. Planlama ve tasarım aşamasında ise kentin mevcut potansiyellerini kullanan ve sorunlarına çözüm bulmaya yönelik olarak oluşturulmuş bir vizyon ortaya konmuştur.
Yapılan çalışmalar doğrultusunda, bölgesel ölçekte Çaycuma’nın konum itibari ile çevresindeki birçok yerleşimden farklılaşmakta ve mevcut ve yeni önerilen ulaşım bağlantıları ile de bölgedeki en erişilebilir yerlerden biri olma potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Aynı zamanda kent çevresinde birçok tarihi ve doğal odak bulunmakta, bu anlamda Çaycuma tüm bu koridorların kesiştiği noktada bir merkez niteliğine sahiptir. Kentsel ölçekte ise içinde barındırdığı tarımsal niteliği korunan alanlar, kentsel gelişme dinamiklerine cevap verebilecek şekilde düzenlenmeye açık boş alanlar ile mevcut kentsel doku önemli potansiyellere sahiptir. Bu kapsamda Çaycuma yerleşimi için;
1. Yakın çevresi için bir merkez/odak niteliğinde olan 2. Kentin tarihi ve modern parçaları arasında güçlü ilişkiler kuran 3. Kent çevresindeki üretken peyzaj dokusu ile daha iç içe olan 4. Su öğesini kimliğinin bir parçasına olarak değerlendiren yeni bir kentsel gelişim senaryosu üzerinde durulmuştur.
A. Kent Omurgası: Tarihi kent merkezi ile İstasyon ile sonlanan modern merkezi birbirine bağlayan ve kenti giriş noktası, su öğesi ve merkezi arasındaki ilişkiyi güçlü bir şekilde kuran ana eksen B. Rekreatif kıyı: Kentin su ile ilişkisini kuran ve güçlendiren, aynı zamanda açık alan ihtiyacı ile birlikte yeni ihtiyaçlara da cevap veren koridor C: Yeşil bağlar: Kenti suya ulaştıran / kavuşturan, üzerinde kent içi (mahalle ölçeğinde) açık alan ihtiyaçlarına cevap veren nefes alma koridorları D: Ekolojik kent dokusu: Kenti çevreleyen üretim alanları ile yerleşme alanını birlikte ele alan ve kentin bu kimliğini sürdüren ekolojik kent dokusu
Bu temel yaklaşımı doğrultusunda, vizyonun kent mekanındaki yansımasına öncülük edebilecek proje paketleri ve alanları belirlenmiştir. Proje paketleri tasarım yaklaşımında belirlenen 4 başlık özelinde değerlendirilmiştir. Kent merkezi ve omurgası, ekolojik kent dokusu ve yeşil bağlara ilişkin olarak fikir düzeyin tartışmalar ive alternatifler değerlendirilmiştir. Rekreatif kıyı bandı özelinde ise bu tartışmalar daha fazla detaylandırılmış ve kentsel tasarım konsept projesi oluşturulmuştur.
Yaklaşık 1.500.000 m2 büyüklüğündeki kıyı bandı boyunca kentin ve kentlinin ihtiyaçlarını, var olan ekolojik ve tarımsal potansiyeli ile alanın getirdiklerini ön planda tutan farklı temalardaki parkları bir araya getiren bir yeşil koridor tasarlanmıştır. Bu yeşil koridorun kentle olan yaya ve yeşil açık alan bağlantıları da proje kapsamında değerlendirilmiştir.
Proje Ekibi: Can Kubin – Y. Şehir Plancısı (Promim), Zeynep Eraydın – Dr. Şehir Plancısı (Promim)
Yardımcılar: Kemal Yeğin – Şehir Plancısı (Promim), Yüksel Çetinkaya – Peyzaj Mimarı (Promim)

Çaycuma Fuar Alanı için Hazırlıklar Sürüyor

Her bir etabı 8000 m2 olan ve 3 etaplı olarak düşünülen Çaycuma Fuar Alanı için hazırlıklar devam ediyor. İlk etapta bir sergi holünün ve destek alanların yapılması, ileride gelişecek ihtiyaçlar doğrultusunda ise ikinci ve üçüncü etapların inşa edilmesi öngörülüyor. Alan sergi, toplantı salonları ve ofisleri ile ulusal ve uluslararası fuar ve sergi ihtiyaçlarına cevap verecek niteliklerde planlanıyor. Filyos Çayı kıyısında planlanan yeşil alan içinde konumlanan komplekste yer alan kafe ve restoran alanları ile hem fuar esnasında hem de diğer zamanlarda rekreasyon alanı ile bütünleşen bir etkinlik merkezi olması hedefler arasında.
Proje Ofisi: Çırakoğlu Mimarlık
Proje Ekibi: Alişan Çırakoğlu, Ilgın Avcı, Deniz Yazıcı

Orta Kapuz ve Tersane

Zonguldak Tersane-Orta Kapuz Sahili ve yakın çevresini konu alan projede, kent kullanıcılarının ve ziyaretçilerinin deniz ile kurulan iletişiminin güçlendirilmesi amaçlanarak; kent merkezine entegre yürüyüş rotası, rekreasyon alanları ve deniz turizminin gelişimine yönelik aktiviteler tasarlanmıştır. Bölgenin mevcut coğrafi yapısının korunması gözetilmiş, kentin
endüstriyel kimliği ile bütünleşecek bir sahil tasarımı geliştirilmiştir. Proje alanı kent merkezine araç ile 6 dakika mesafede bulunmaktadır.
Mevcut kullanımda Fener Mahallesi ile kent merkezi arasında kurulan bağlantı Fener- Uzunkum aksı arasında Orman Bölge Müdürlüğü bölgesinde kopmaktadır. Projede Orman Bölge Müdürlüğünün bulunduğu arazinin sahil tarafından yeni bir yaya yolu bağlantısı sağlanarak Merkezden Uzunkum bölgesine kadar bir yaya yürüyüş aksı tanımlanmaktadır. Mevcutta Kapuz plajı için kullanılan düzensiz otopark yerine yaz döneminde otopark kış döneminde park olarak değerlendirilebilecek bir alan tasarlanmıştır. Bu alanın yanı sıra mevcutta bulunan Kapuz Mahalle Muhtarlığı ile Topbaşı arasındaki araç yolu yaya ve taşıtlar için uygun kullanımda değildir. Gelecekte açılacak Mithatpaşa Tüneli’nin sahil yolundaki yoğunluğu azaltacağını öngörülerek, Kapuz Mahalle Muhtarlığından Topbaşı bölgesine kadar devam eden sahil yolu yeniden düzenlenmiştir.
Kıyı bölgesinde plajlar, seyir alanları, gölgelik alanlar, turizm aktivitelerini arttıracak atlama kulesi ve su sporları tesisi yer almaktadır. Orta Kapuz ile park alanı arasına ileride Kapuz plajına alternatif giriş noktası sağlayabilecek alt geçit önerisinde bulunulmuştur. Tersane sahili ile Tersane üst durak noktası üst geçit ile birbirine bağlanmıştır. Alanın 12 aylık kullanımları gözetilerek ve deniz iklimi göz önüne alınarak optimum konumda restaurant önerilmiştir. Bu alanda 4 mevsim işletilebilecek kullanıcıların ulaşımı rahatlıkla sağlayarak ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir restaurant alanın kullanımı açısından oldukça değerlidir.
Proje gerek mevcut doğal dokuyu koruması gerekse yapılan düzenlemelerin uygulama açısından mümkün olması sebebi ile kısa sürede turizmi ve şehir kullanıcılarını etkileyecektir.
Proje Ofisi: BARN arch.
Proje Ekibi: Tümer Keser, Ağacan Bahadır, Gözde Gizem Üregel, Serap Tokgöz, Mert Zafer Kara

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sponsorlar

         

Anbarapor'dan

Kasım 13 2018 0
Merhaba Kasım 2018
Yeni sayımızla iyi bir ay geçirmeniz dileğiyle…Türkiye'de 53 adeti Termik, 123 adeti Hidroelektrik ve 136 adeti ise Diğer Yenilenebilir Enerji (rüzgâr, jeotermal, biyokütle, biyogaz ve…

Teşvik

Kasım 16 2018 0
Ağustos Ayında 330 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ağustos ayında 330 yatırım teşvik belgesi…
Ekim 05 2018 0
Haziranda 570 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Haziranda 570 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Ekim 05 2018 0
Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Temmuz 12 2018 0
Mayıs Ayında 713 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı, Mayıs ayında 713 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Belge…

E-bülten

Anbarapor'dan haber almak ve belirli periyotlarda gönderdiğimiz e-bültenleri e-posta aracılığıya edinmek için e-posta adresinizi ekleyiniz. Aşağıdaki alana e-posta adresinizi eklediğinizde bizden e-posta almayı yasal olarak kabul etmiş sayılırsınız.