Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün:“İnşaat Sektörü Sosyal Kriz Kalkanıdır”

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), sektörün 66 yıllık en köklü meslek kuruluşu ve kar amacı gütmeyen sivil toplum örgütü olarak; Türk inşaat sektörünün önde gelen 120 firmasını temsil etmektedir. Üyeleri yurtiçinde hem altyapı projelerinde çalışmakta, hem de üstyapı, konut ve gayrimenkul geliştirilmesinde projeler üretmekte, diğer taraftan büyük bir çoğunluğu yurtdışında uluslararası müteahhit olarak faaliyet göstermekte ve küresel düzeyde tanınmaktadır. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, inşaat sektörünün gayri safi yurtiçi hasılada payının %30’larda olan bir sektör olduğunu ve yarattığı istihdam açısından sosyal kriz kalkanı görevi gördüğünü belirtti. TMB Başkanı Mithat Yenigün ile TMB’nin faaliyetlerini sektör ile ilgili sorunlarını konuştuk.

Müteahhitlik serüveninizin 1974 yılında "Mithat Yenigün Ferdi İşletmesi" adına bir ortakla birlikte aldığınız ilkokul inşaatı ile başladığını biliyoruz.

Yenigün İnşaat’ın yurt içi ve yurt dışı başarıları da gün geçtikçe artıyor.

Sonrasında da inşaat sektörünün en önemli sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyorsunuz.

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz? 

1947 yılında Mardin Midyat’ta doğdum. 1964 yılında İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nden mezun oldum. 1969 yılında İTÜ İnşaat Mühendisliği lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladım. Ardından 3 yıl, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nda kontrol mühendisi ve kontrol amiri olarak görev yaptım. 1974 yılında "Mithat Yenigün Ferdi İşletmesi" adına bir ortakla birlikte aldığımız ilkokul inşaatı ile başladığım müteahhitlik hayatında, şimdi 150'den fazlası mühendis olmak üzere toplam 5000 kişilik ekibimizle birlikte yol alıyoruz. 

Bugün inşaat sektörünün yanı sıra, enerji, turizm ve yapı malzemeleri üretimi alanındaki yatırımlarıyla büyümeye devam eden Yenigün İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütmekteyim. Aynı zamanda Türkiye Müteahhitler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı, DEİK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, ayrıca da Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. 

TMB’nin önemli uğraşlarından olan yurtdışı müteahhitlik sektörünün değerlendirmesini yapabilir misiniz? 

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), sektörün 66 yıllık en köklü meslek kuruluşu ve kar amacı gütmeyen sivil toplum örgütü olarak; Türk inşaat sektörünün önde gelen 120 firmasını temsil etmektedir. Üyelerimiz yurtiçinde hem altyapı projelerinde çalışmakta, hem de üstyapı, konut ve gayrimenkul geliştirilmesinde projeler üretmekte, diğer taraftan büyük bir çoğunluğu yurtdışında uluslararası müteahhit olarak faaliyet göstermekte ve küresel düzeyde tanınmaktadır. 

Uluslararası pazara 1972 yılında adım atmış olan Türk müteahhitler son 45 yıllık sürede dünyanın 118 ülkesinde toplam tutarı 350 milyar Doları aşan, 9000'i aşkın proje gerçekleştirmişlerdir. Türk müteahhitlerin ulusal ve uluslararası pazardaki başarıları sadece Türkiye Müteahhitler Birliği üye topluluğu için değil, milletimiz için ve halen yürütmekte olduğum başkanlık görevim bağlamında şahsım için de büyük bir gurur vesilesidir. 

Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi olmak, yurtiçinde ve yurtdışında iş yapan Türk müteahhitlerini diğer meslektaşlarından farklı kılan önemli bir kalite güvencesidir. Her isteyen müteahhitlik firması TMB’ye üye olamamaktadır. TMB Yönetim Kurulu bu konuda çok seçici davranmakta; ancak belli bir limitin üzerinde iş bitirme belgesine sahip olan, teknik ve finansal kapasitesini belgeleyen ve Birliğimizin etik kurallarına uyan firmalar üyeliğe kabul edilmektedir. Bunun doğal bir sonucu olarak, bugün TMB üyeleri uluslararası inşaat arenasında aranan bir marka haline gelmişlerdir. 

Nitekim, Türkiye'de bulunan yaklaşık 300 bin müteahhide karşılık, Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi 120 firma, yurtiçindeki altyapı inşaat taahhüt işlerinin %70'ini, Türk müteahhitlerin yurtdışındaki işlerinin ise %90'dan fazlasını gerçekleştirmişlerdir. 

Sizce Türkiye’de en büyük yatırım ve istihdam alanı olan inşaat sektörünün en önemli sorunları nelerdir?

Bu sorunlara getirdiğiniz çözüm önerilerini paylaşabilir misiniz? 

Türk inşaat sektörü, etkilediği çok sayıda sektörle birlikte gayri safi yurtiçi hasıla içindeki payı %30’lara ulaşan dev bir sektördür. Yarattığı istihdam ve faaliyetlerinin coğrafi dağılmışlığı nedeniyle hem yoksulluğa, hem de bölgeler arası dengesizliklere çare üretebilen gerçek bir sosyal kriz kalkanıdır. Sektörün bu özelliği, ekonomik risklerin ve işsizliğin yükseldiği küresel kriz ortamında daha da önemli hale gelmiştir. 

Sektördeki temel yapısal sorunların başında plansız ve çarpık kentleşme, imar denetiminin yetersizliği, standart dışı üretimin yaygınlığı, fizibilite, detaylı proje, çevresel etki değerlendirme yapılmadan hızla gerçekleştirilen ihaleler, ihale süreçlerinde aşırı düşük teklifleri ödüllendiren ve nitelikli firmaların piyasadan dışlanmalarına yol açan işleyiş ve mesleki yetkinlik denetiminin yetersizliği gelmektedir. 

Biz TMB olarak, yapısal sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi, altyapı ile üstyapı yatırımları arasındaki etkileşimi de konunun içine katarak değerlendiriyoruz. 

Bu yaklaşım doğrultusunda, Türkiye Müteahhitler Birliği Yönetimi olarak 26 Kasım 2014 tarihinde 10 maddelik İnşaat Sektörü Bildirgesi'ni kamuoyunun bilgisine sunduk. Bu Bildirge ile hem yurtiçi hem yurtdışı projeler bazında, altyapı, kentsel dönüşüm, şehirleşme, iş sağlığı ve güvenliği, sürdürülebilir inşaat kavramı gibi; sektörle ilgili toplumun her kesimini ilgilendiren konuları analiz etmek istedik. 

İnşaat sektörünün çatı kuruluşu olarak, deneyimlerimize dayanan tespitlerimizi hem Hükümetimiz, hem yerel yönetimler, hem de kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşmayı görev kabul ettik.

Bildirge'de yer verilen 10 madde ile, ekonomik yönden verimli, rekabet gücü yüksek, topluma ve çevreye duyarlı, adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir yatırım ortamının yaratılması hedeflenmektedir. Kamuyla işbirliği içinde, 2023 hedefine ilerleyen Türkiye'de çağdaş, eski alışkanlıkların geride bırakıldığı bir inşaat sektörü amaçlanmaktadır. 

TMB olarak yayınladığımız bu bildirgeyi, Ekonomi Bakanlığımız işbirliğiyle, 2015 yılında Ankara’da düzenlediğimiz İnşaat Sektörü Zirvesi'nde dönemin başbakanı "Hükümet Bildirgesi" olarak kabul ettiklerini vurgulamış ve özellikle imar mevzuatı ile kentsel dönüşüme yönelik görüşlerimize memnuniyetle katıldıklarını ifade etmiştir. 

Türkiye’deki ihale sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce eksileri artıları, değişmesi gerekenler nelerdir? 

TMB İnşaat Sektörü Bildirgesi'nin ilk maddesini de oluşturan Kamu İhale Kanunu, inşaat sektörünü düzenleyen başlıca yasa olup, bu açıdan da ardından gelen tüm maddelere temel teşkil etmektedir. 

Kamu ihale sistemi, inşaat sektörünün anayasası olarak kabul edilebilir. Aşırı düşük fiyata, işin ehli olmayan firmaların üstlenmiş olduğu işler en başından sıkıntı yaratmaktadır.

Kanunda ve ikincil mevzuatta yapılan bir çok değişikliğe rağmen temel sorun hala aşırı düşük teklifler olmaya devam etmektedir. Aşırı düşük tekliflerin sonuçları; bitmeyen, pahalıya mal olan işler, kalitesiz yapılar, ödenmeyen SGK primleri, iş kazaları ve hatta can kayıpları olmaktadır. Sistem, müteahhidi kaliteden ödün vermeye zorlamamalı, haksız rekabete ve kamu zararına izin vermemelidir.Bunun ötesinde, kamu ihale mevzuatında iş sağlığı ve güvenliği alanında başarılı sicile sahip firmaların teşvik edilmesi iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaşmasına, toplumun her kesiminde benimsenmesine önemli katkı sağlayacaktır.

Kamu ihale mevzuatının yeniden düzenlenmesi, yapı müteahhidi tanımı yapılması, etkin denetim sağlanması, kefalet bonosu uygulamasının getirilmesi vb. çok yönlü yeniden yapılanma ile sistemin daha etkin ve verimli bir hale getirileceğine inanıyoruz. Bu açıdan, tüm sistemin yeni baştan, hem devleti, hem denetleme mekanizmalarını hem de sektör oyuncularını içerecek şekilde, çok taraflı olarak ele alınması, geliştirilmesi gereklidir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sponsorlar

         

Anbarapor'dan

Kasım 13 2018 0
Merhaba Kasım 2018
Yeni sayımızla iyi bir ay geçirmeniz dileğiyle…Türkiye'de 53 adeti Termik, 123 adeti Hidroelektrik ve 136 adeti ise Diğer Yenilenebilir Enerji (rüzgâr, jeotermal, biyokütle, biyogaz ve…

Teşvik

Ekim 05 2018 0
Haziranda 570 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Haziranda 570 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Ekim 05 2018 0
Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Temmuz 12 2018 0
Mayıs Ayında 713 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı, Mayıs ayında 713 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Belge…
Haziran 21 2018 0
Nisan Ayında 515 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı’nın Nisan 2018 dönemi yatırım teşvik belgesi listesi Resmi…

E-bülten

Anbarapor'dan haber almak ve belirli periyotlarda gönderdiğimiz e-bültenleri e-posta aracılığıya edinmek için e-posta adresinizi ekleyiniz. Aşağıdaki alana e-posta adresinizi eklediğinizde bizden e-posta almayı yasal olarak kabul etmiş sayılırsınız.