Yeni Düzenlemeler Işığında Konkordato

Güncel Çarşamba, 19 Eylül 2018 00:00 yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt 0
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Son zamanlarda finansal sorun yaşayan firmaların sayısı giderek artarken bunların bir kısmının konkordato talebinde bulunduğu basında sıklıkla yer almaktadır. Uzun zamandır mevzuatımızda yer almasına rağmen, 2004 yılında iflas erteleme hükümlerinin yürürlüğe girmesi ile birlikte fiilen uygulanma imkanını yitiren bu kurumu süreç içerisinde artarak duymaya devam edeceğimiz öngörüsüyle “konkordato kurumu” ile ilgili yeni düzenlemeler hakkında bilgi vermek gereği doğmuştur.
Bilindiği üzere, 2016 yılında kabul edilen 669 sayılı KHK ile, daha önce mali açıdan zor durumda olan pek çok firmanın başvurduğu “iflas erteleme” kurumuna başvuru imkanı ortadan kaldırılmış ve uygulamada bu anlamda bir boşluk oluşmuştu. Nitekim 15 Mart 2018 tarih ve 30361 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğü giren 7101 sayılı Kanun ile iflas ertelemeye ilişkin hükümler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’ndan tamamen çıkarılmıştır. Öte yandan, İcra ve İflas Kanunu’nda halihazırda mevcut olan konkordato düzenlemeleri kapsamlı şekilde değiştirilmiştir. Bu sayede vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçluya borçlarını ödeme ya da muhtemel bir iflastan kurtulma imkanı getirilmiştir. Kanunda “herhangi bir borçlu” ifadesine yer verilmiş olması sebebiyle, konkordato talebinde bulunanların sadece tacir olan kişiler ile sınırlanmak istenmediği görülmektedir. Başka bir ifade ile kanun koyucu tarafından, tacir sıfatına sahip gerçek ve tüzel kişilerin yanı sıra tacir olmayan gerçek kişilere de bu imkanın verilmek istendiği anlaşılmaktadır. Konusunda uzman kişilerden oluşan Avşar Hukuk Bürosundan Avukat Funda Erdem Şahin, konkordato kurumu hakkında bilinmesi gerekenleri sizler için anlattı.
Konkordato, kanunda “adi konkordato” ve “malvarlığının terki suretiyle konkordato” şeklinde ikili bir ayrıma tutularak düzenlenmiş olup bu yazımızda esas itibariyle adi konkordato hakkında bilgi vermekteyiz. Konkordato süreci, konkordato talebinde bulunacak kişinin, konkordato gider avansını yatırmak suretiyle “asliye ticaret mahkemesi”ne başvurusu ile başlayacaktır. Konkordatoya herhangi bir borçlu başvurabileceği gibi borçlu hakkında iflas talebinde bulunacak alacaklılar da başvurabilmektedir. Daha önce iflas erteleme hükümleri ile de alacaklıya benzer bir hak tanınmış, ancak uygulamada, alacaklıların borçlu sermaye şirketleri için iflasın ertelenmesi talebinde bulunmalarına dair bir başvuru ile hiç karşılaşılmamıştır. Benzer bir durumun konkordato sürecinde yaşanması da olasıdır. O nedenle aşağıda verdiğimiz bilgiler esas itibariyle borçlular tarafından yapılacak adi konkordato talepleri ile sınırlı olarak derlenmiştir. Bu kapsamda:

Konkordato Başvurusunda Gerekli Belgeler

Borçlu konkordato talebinde bulunurken, borçlarını hangi vadede veya ne oranda ödeyeceğini gösteren “ön proje”sini; tacir olması halinde mali durumunu gösterir tablolarını; alacaklılarını, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösterir tablosunu; alacaklıların eline konkordatoda ve iflas halinde geçecek tutarları karşılaştırmalı olarak gösteren tablosunu; küçük işletme dışındaki işletmelerden olması halinde bağımsız denetim kuruluşları tarafından hazırlanan finansal analiz raporları ve dayanaklarını mahkemeye sunmakla yükümlü kılınmıştır.   
Anılan belgelerle yapılan konkordato başvurusu üzerine, asliye ticaret mahkemesince ilk olarak “geçici mühlet” kararı verilip verilmeyeceği değerlendirilmektedir. Her ne kadar kanunda anılan belgeler eksiksiz olarak sunulduğunda geçici mühlet kararı verileceği düzenlenmekte ise de aynı maddenin devamında mahkemenin “konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını” yakından incelemesi için geçici komiser görevlendireceği düzenlemesine yer verildiği; bununla birlikte kanunun gerekçesinde “konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı” ifadesinin, “konkordato talebinde bulunan borçlunun mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı” ve “konkordato teklifinin tasdiki şartlarının yerine getirilip getirilmediği” şeklinde anlaşılması gerektiğinin açıklandığı görülmektedir. Bu kapsamda, borçlunun mali durumunun düzelme ihtimalinin ya da konkordatonun tasdiki şartlarının mevcut olduğunun mahkeme tarafından ilk etapta anlaşılabilmesi için, anılan belgelerin uzman kişilerce hazırlanmasının ve yine konkordato sürecinin de uzman kişilerce yürütülmesinin gerekli olduğunu vurgulamak isteriz. 

Konkordato Mühleti (Geçici Mühlet-Kesin Mühlet Ayrımı)

Konkordato ile ilgili yeni düzenlemelerden dikkat çeken bir diğer husus ise “konkordato mühleti” ile ilgilidir. Eskiden borçluya tek bir mühlet verilmekte iken yeni düzenlemeler ile borçluya verilecek mühlet ile ilgili  “geçici mühlet” ve “kesin mühlet” olmak üzere ikili bir ayrıma gidilmiştir. “Geçici mühlet” süresince borçlu takip baskısından kurtulmakta, tasarruf yetkisi kural olarak devam etmekte, geçici komiserin onayıyla faaliyetini sürdürmek adına borç doğuran işlemler yapabilmektedir. Geçici mühlet sona ermeden kesin mühlet hakkında karar verilmektedir. “Kesin mühlet”te ise borçlu ön projedeki tedbirleri almakta, mali durumu iyileştirmek için öngördüğü önlemleri gerçekleştirmekte ve alacaklılarla uzlaşmaya çalışmaktadır. Mahkeme tarafından geçici mühlet talebinin reddi halinde iflasa tabi borçluların iflasına karar verileceğine ilişkin kanunda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır (Burada bir parantez açarak, geçici mühlet talebi reddedilse dahi iflas riski bulunmayan her borçlu, malvarlığının hiçbir aktif değeri kalmasa ve mali durumunu düzeltme ihtimali bulunmasa dahi belgelerini eksiksiz olarak sunarak geçici mühlet kararı alacak olur ise borçlu ve alacaklı arasındaki dengenin bozulabileceğine; bu nedenle gerek taraflar arasındaki bu dengeyi korumak gerekse ekonomik hayatın sürdürülebilirliğini sağlamak adına; konkordato talebi ile birlikte mahkemeye sunulacak belgelerin, borçlunun gerekli tedbirleri aldığını ve süreç içerisinde borçlarını ödeyerek içinde bulunduğu ekonomik darboğazdan çıkacağını ortaya koyabilecek nitelikleri haiz olmasının önemine bir kez daha dikkat çekmek isteriz). Öte yandan kesin mühlet kararının verilmesinin ardından kanunda yazılı hallerin gerçekleşmesi durumunda, iflasa tabi borçlular hakkında kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verileceği düzenlenmektedir.

Geçici Mühlet ve Alacaklılar Bakımından Sonuçları

Borçlunun ilk etapta sunduğu belgeleri inceleyen mahkeme, süreç sonunda borçlunun mali durumunu iyileştireceği ya da konkordatonun tasdik edileceği kanaatine ulaşır ise borçluya üç aylık bir “geçici mühlet” vermekte ve eş zamanlı olarak borçlunun işlemlerine ve tasarruflarına nezaret etmesi için geçici konkordato komiseri görevlendirmektedir. Komiser bir kişi olabileceği gibi alacak miktarı ve alacaklı sayısına göre gerektiğinde üç kişi de görevlendirilebilmektedir. Geçici mühletin süresi, borçlu ya da geçici komiserin talebi ile en fazla iki ay daha uzatılmaktadır.  Geçici mühlet kararı ticaret sicil gazetesinde ve Basın –İlan Kurumu’nun resmi ilan portalında ilan olunurken ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarına derhal bildirilmektedir. Bu ilan ile alacaklılara da konkordato talebine karşı itiraz edilebilmeleri için yedi günlük süre verilmektedir. Geçici mühlet kararı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamamakta, alacaklıların önceden başlattıkları takipler ise durmaktadır. Bunun tek istisnasını imtiyazlı alacaklar (Örneğin işçi alacakları, nafaka alacakları) ile ilgili takipler oluşturmaktadır. Kanun koyucu imtiyazlı alacaklar için mühlet içinde olsa da takip başlatılabileceğini ve başlamış takiplerin devam edeceğini düzenlemiştir. Rehinli alacaklara ilişkin takiplerde ise sadece rehinli malın muhafaza altına alınıp satılması önlenmektedir. Onun dışında rehinli alacaklılar mühlet devam ederken takip başlatabilecekleri gibi önceden başlattıkları takiplere de devam edebileceklerdir. Bu mühlet içerisinde ayrıca ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmayacak, takip işlemi ile kesilebilen zamanaşımı süresi ve hak düşürücü süreler de işlemeyecektir.

Kesin Mühlet ve Alacaklılar Bakımından Sonuçları

Mahkemece kesin mühlet kararı verilmeden önce, geçici mühlet içerisinde, geçici komiser tarafından mahkemeye yazılı rapor sunulması gerekmektedir. Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu sonucuna varır ise, borçluya bir yıllık kesin mühlet vermekte ve dosyayı önceki geçici komiser ya da komiserlere tevdi etmektedir. Kesin mühlet, güçlük arz eden özel durumlarda, bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar uzatılabilmektedir. Kesin mühlet verilmesi ile birlikte, geçici mühlet kararı ile duran icra ve iflas takiplerine bir yıl (süre uzarsa 18 ay) daha devam edilemeyecek ve yeni takip de başlatılamayacaktır. Yine geçici mühlette olduğu gibi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmayacak, takip işlemi ile kesilebilen zamanaşımı süresi ve hak düşürücü süreler de işlemeyecektir. Mühlet verilmeden önce müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüz olacaktır. Konusu para olmayan alacaklar ise alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilecektir. Öte yandan, hacizli mallar ile ilgili olarak mühlet verilmeden önce konulan hacizler ise düşmeyecektir (hacizlerin düşmesi için konkordatonun tasdik edilerek taraflar için bağlayıcı hale gelmesi gerekmektedir).
Kesin mühletin borçlunun taraf olduğu sözleşmelere etkisi bakımından da kanunda bir takım düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Borçlunun taraf olduğu sözleşmelerde yer alan ve borçlunun konkordato talebinde bulunması halinde bu durumun haklı fesih sebebi sayılacağına ya da borcun muaccel hale geleceğine ilişkin hükümlerin uygulanamaz olduğu düzenlenmiştir.

Konkordatonun Tasdiki

Komiser, konkordato kesin mühleti içerisinde raporunu hazırlamadan önce alacaklıları konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Yapılan toplantıda, konkordato projesinin kabul edilmiş sayılabilmesi için projenin, kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını ya da kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imzalanmış olması gerekir. Komiser bu şekilde kabul edilen konkordato projesini tasdik edilmek üzere asliye ticaret mahkemesine sunar. Mahkeme, konkordatonun tasdiki için kanunda yazılı şartların gerçekleştiğini tespit ederse konkordatonun tasdikine karar verir ve böylece konkordato taraflar için bağlayıcı hale gelir. Bu şartlardan ilki, adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğunun anlaşılmasıdır. Ayrıca teklif edilen tutar borçlunun kaynakları ile orantılı olmalı ve konkordato projesi yukarıda belirtilen çoğunluk tarafından kabul edilmiş olmalıdır. Borçlunun imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesini ve mühlet içerisinde komiserin izni ile akdettiği borçların ifasını, alacaklılar bundan açıkça vazgeçmediği müddetçe yeterli teminata bağlamış olması ve son olarak konkordatonun gerektirdiği yargılama harç ve giderlerini yatırmış olması gerekmektedir. Mahkeme konkordatoyu tasdik etmez ise, konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması halinde resen iflasına karar verir. Konkordatonun tasdikine karar verilmesi halinde kararda, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir. Zorunlu olmamakla birlikte, mahkeme, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım da tayin edebilir.  Asliye ticaret mahkemesi tarafından verilen tasdik kararında, borçlunun talebi üzerine, rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren bir yılı aşmamak üzere ertelenebilir.

Konkordato Sürecinde Rehinli Alacaklılar ile Müzakere

Konkordato kurumuna yeni eklenen bir diğer düzenleme ise, konkordato süreci devam ederken borçlunun rehinli alacaklıların her biri ile ayrı ayrı ve gizli müzakere ederek borçlarını yapılandırmasına imkan tanınmasıdır. Bunun ön koşulu ise, borçlunun ön projesinde bu durumu belirtmiş olmasıdır. Bu görüşmelerde borçlu tekliflerini ilettikten sonra rehinli alacaklılar ile ayrı bir toplantı yapacak, eğer bu toplantıda rehinli alacaklıların alacak miktarı itibariyle üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile anlaşma sağlanır ise, borçlu ile anlaşma sağlayamayan rehinli alacaklılar, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılar ile yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olacaktır. Rehinli alacaklılar ile yapılacak anlaşmanın tüm rehinli alacaklıları bağlayıcılığı, diğer adi alacaklılarla yapılan anlaşmanın kabul ve tasdik edilmesi koşuluna bağlı olacaktır.

Konkordatonun Feshi

Kendisine karşı konkordato projesi kapsamında ödeme yapılmayan her alacaklı konkordatoyu tasdik eden mahkemeden kendisi hakkındaki konkordatonun feshini talep edebilir. Yine her alacaklı, tasdik kararını veren mahkemeden kötü niyetli olarak yapıldığını iddia ettiği konkordatonun feshini isteyebilir. Mahkeme tarafından konkordatonun feshine karar verilmesi halinde de mahkeme, iflasa tabi olan borçlunun resen iflasına karar verir. Alacaklıların, bu şekilde iflasa tabi borçluların iflasına karar verilmesi imkanına sahip olmaları,  kanun koyucu tarafından hileli tutum ve davranışlar ile hareket eden borçlular karşısında korumasız bırakılmak istenmediklerini, dolayısıyla konkordato başvurusunda bulunacak borçluların çok dikkatli hareket etmeleri gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Harç, Vergi İstisnaları ve Teşvikler

Tasdik edilen konkordato projesi kapsamında yapılacak işlemler ile ilgili harç ve vergiler bakımından da Kanun’da bir takım istisnalar getirildiği görülmektedir. Buna göre, konkordato projesi kapsamında yapılacak işlemler Harçlar Kanunu’na tabi harçlardan, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kağıtlar damga vergisinden; alacaklılar tarafından tahsil edilecek tutarlar Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek olan banka ve sigorta muameleleri vergisinden; borçluya kullandırılacak krediler Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu’ndan muaf tutulmuştur. Ayrıca konkordato projesine göre borçları yeni bir ödeme planına bağlanan borçlulara ait teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği tarihten konkordatonun bağlayıcı hale geldiği tarihe kadar işlemeyecektir.
Görüldüğü gibi 7101 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen konkordato kurumu sayesinde borçlu, alacaklıları ile yaptığı anlaşma çerçevesinde, icra takibi sonunda aktifinin paraya çevrilmesi tehdidi olmadan, bir yandan malvarlığını korumakta bir yandan da ticari faaliyetlerini devam ettirip borçlarını ödemeyi sürdürmektedir. Bu durum aynı zamanda alacaklıların da menfaatine olmaktadır. Zira alacaklılarının, borçlunun işletmesini yapılandırıp kar elde edebilecek duruma getirmesi halinde elde edecekleri tutarların, haciz ya da iflas takibi sonucunda mal varlığının paraya çevrilmesi halinde elde edecekleri tutara nazaran çok daha fazla olacağı şüphesizdir.                                   

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sponsorlar

         

Anbarapor'dan

Ağustos 10 2018 0
Ağustos 2018
Yeni sayımızla iyi bir ay geçirmeniz dileğiyle…Bu ayki kapak konumuz sağlık yatırımları. Sağlık Bakanlığı, sağlıkta hizmet kalitesini yükseltmek için yatırımlara devam ediyor. Sağlık Yatırımları Genel…

Teşvik

Ekim 05 2018 0
Haziranda 570 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Haziranda 570 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Ekim 05 2018 0
Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Temmuz 12 2018 0
Mayıs Ayında 713 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı, Mayıs ayında 713 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Belge…
Haziran 21 2018 0
Nisan Ayında 515 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı’nın Nisan 2018 dönemi yatırım teşvik belgesi listesi Resmi…

E-bülten

Anbarapor'dan haber almak ve belirli periyotlarda gönderdiğimiz e-bültenleri e-posta aracılığıya edinmek için e-posta adresinizi ekleyiniz. Aşağıdaki alana e-posta adresinizi eklediğinizde bizden e-posta almayı yasal olarak kabul etmiş sayılırsınız.