Türkiye’nin Yeni Ulaşım Koridoru Kanal İstanbul

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kanal İstanbul Projesi’ne ilişkin çalışmaların bundan sonra Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridor güzergahında devam ettirileceğini belirterek, "Yap-işlet-devret modeli, kamu-özel iş birliğinin diğer alternatifleri dahil olmak üzere karma bir modelle ihale süreçlerini bitirip, bu sene içinde kazma vurmayı hedefliyoruz." dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin çalışmaların bundan sonra Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridor güzergahında devam ettirileceğini belirterek, "Yap-işlet-devret modeli, kamu-özel iş birliğinin diğer alternatifleri dahil olmak üzere karma bir modelle ihale süreçlerini bitirip, bu sene içinde kazma vurmayı hedefliyoruz." dedi.

Arslan, Kanal İstanbul Projesi'nin güzergahının açıklandığı Bakanlıktaki basın toplantısında, deprem risklerinin değerlendirmesi kapsamında, 72 yıl, 475 yıl ve 2 bin 475 yıllık ortalama yinelenme süreleri dikkate alınarak tüm çalışmaların yapıldığını söyledi. 

Projede tsunamiyle ilgili parametrelerin de tespit edildiğine işaret eden Arslan, bu kapsamda detaylı çalışmalar yapıldığını ve ön raporda olumsuz bir etkinin olmayacağının belirlendiğini bildirdi.

Arslan, proje alanında yaklaşık 25 yıllık rüzgar verileri kullanılarak modelleme çalışmalarının yapıldığına dikkati çekerek, "Proje alanıyla ilgili Karadeniz ve Marmara Denizi girişlerindeki rüzgar ve derin deniz dalgaları incelendi. Kanal içerisinde gemi geçişlerinden oluşacak dalgaların kanal yan yüzeylerine etkisi en olumsuz senaryolara göre değerlendirilmiş olup, detaylı çalışmalar da devam etmektedir." diye konuştu.

İlk aşamadaki 10 bin metreye ilave 7 bin metre sondaj çalışması yapıldığına, böylece toplamda 17 bin metrelik sondajın 2017 sonu itibarıyla tamamlandığına işaret eden Arslan, kanal kazısından çıkacakların ihtiyaçlar çerçevesinde dolgu malzemesi olarak kullanılabileceğini ifade etti.

"İlgili bütün projeler birlikte değerlendirilecek"

Güzergah çalışmaları yapılırken Terkos Gölü su havzası ile etkileşimi olmaması ve Baklalı ve Dursunköy sakinlerinin olumsuz etkilenmemesinin dikkate alındığını söyleyen Arslan, "Karadeniz'de çıkacak malzemeden kaynaklı dolgu yapılmak suretiyle lojistik merkez olarak kullanabileceğimiz küresel bazda hizmet edecek proje alanları ve yine Marmara Denizi'nde dolgu yapılmak maksadıyla yapılabilecek yapay adalar da dahil bütün bu projelerin birlikte değerlendirilmesine devam edilecek." dedi.

Arslan, Marmara tarafındaki 3 geçişi, Marmaray projesinde olduğu gibi, batırma tüp ile Küçükçekmece Gölü'nün altından geçirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, kuzey yönündeki diğer alternatiflerin tamamını köprü geçişi şeklinde yapacaklarını bildirdi. 

"Bu sene içinde kazmayı vurmayı hedefliyoruz"

Arslan, karşıdan karşıya geçişlerde uzun mesafeli, viyadük gerektiren geçişler olmayacağını kaydederek, şunları söyledi:

"Bütün bu çalışmalar sonucunda ülkemizin Trakya tarafında olası bütün etkileşimler dikkate alınarak çalışmalar bugüne kadar 5 alternatif üzerinde devam ettirilmiştir. Bundan sonra çalışmalarımız en avantajlı konumu sağlayan 4. alternatif olan Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridor güzergahınca devam ettirilecektir. Hedefimiz bu sene içinde yap-işlet-devret modeli, kamu-özel iş birliğinin diğer alternatifleri dahil olmak üzere karma bir modelle ihale süreçlerini bitirip, bu sene içinde kazma vurmayı hedefliyoruz."

"Montrö'yü ayrı tutmak, bununla karıştırmamak lazım" 

Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arslan, Kanal İstanbul'a yönelik çalışmalarda bazı hususları önemle ele aldıklarını anlatarak, "Bunlardan biri projenin gemi geçişleriyle ilgili bir avantaj sağlaması, ikincisi güzergah üzerindeki insanların hayatının etkinlemeyeceği planlama, üçüncüsü de İstanbul'un yer altı ve yer üstü tatlı su kaynaklarıyla ilgili çalışmalarının tamamlanmasıydı." ifadelerini kullandı. 

Arslan, bu kadar büyük bir projede, finansman modelleme de dahil, kanal kesitine bağlı çalışmalar bitmeden söylenebilecek bir tutarın yanıltıcı olabileceğinin altını çizerek, "Ama bir gerçek var ki şu an ülkemizin en büyük projesi yaklaşık 10,5 milyar avroyla Üçüncü Havalimanı, 25 yıllık işletme döneminde 22 milyar avro kira bedeliyle en büyük proje. Ancak Kanal İstanbul ondan da büyük olacak." diye konuştu.

Arslan, projenin kendisinin yap-işlet-devret modeliyle yapılacağını, entegre projelerin ise ihale süreçlerinde farklı değerlendirilebileceğini bildirdi.

Proje nedeniyle Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde değişikliğe gidilip gidilmeyeceğine ilişkin soru üzerine Arslan, şunları kaydetti:

"Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin elbetteki hükümleri var. Boğazın nasıl kullanılacağına ilişkin kurallar belli. Boğazın tabi olduğu rejim farklı, ülkemizin yapacağı, iki denizin birbirine bağlanacağı alternatif su yolunun rejimi farklı. Elbetteki onu da dikkate alarak işletme süreci olacak. Montrö'yü ayrı tutmak, bununla karıştırmamak lazım."

Küçükçekmece Gölü'nün tatlı su kaynağı olarak kullanılmadığını söyleyen Arslan, "Küçükçekmece Gölü'nden girerek Karadeniz'e kadar çıkacak. Bir anlamda gölü, Karadenizle Marmara'ya bağlamış olacağız." dedi.

Arslan, projeye katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve ilgili bakanlıklara teşekkür etti.

Bakan Arslan’ın konuşmasından satır başları

“Kanal İstanbul ile İstanbul Boğazındaki gemi trafiğinden kaynaklı yükü azaltmaktı birinci hedefimiz. Yine aynı şekilde Boğzaiçinden geçen tehlikeli madde taşıyan gemilerle ilgili olabilecek riskleri azaltmaktı. Üçüncüsü de bu su yolu güzergahında kentsel dönüşüm yaparak, güzergah üzerindeki çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmak, daha modern bir yaşam sağlamaktı o bölgede yaşayan halkımıza. Bir diğer amacımız İstanbul gibi bir dünya metropolü olan şehirde su yolu taşımasından kaynaklı, hem ülkemizin konumunu hem cazibesini arttırmaktı. Kanal İstanbul projesi çalışmaları kapsamında Altyapıları Genel Müdürlüğü, ilgili kurum ve kuruluşlarca yapılan tüm çalışmaları değerlendirmiş, bunları değerlendirdikten sonra projenin hayata geçirilmesi için 2017 yılının ilk yarısında etüt proje ve danışmanlık hizmeti alım ihalesine çıkmış ve Ağustos 2017 tarihi itibariyle de çalışmalara başlanmıştır. Geldiğimiz nokta itibariyle de alternatif güzergahların tespiti, buna bağlı olarak mevcut durumun değerlendirilmesi sayısal model çalışmalarının yapılması, deprem risk değerlendirmelerinin yapılması, tsunami risk değerlendirmesinin yapılması, rüzgar ve dalga iklimi çalışmalarının yapılması, jeolojik etütlerin yapılması ve entegre olacağı bütün projelerin değerlendirilmesi dahil bu yılbaşı itibariyle çalışmalarımızı tamamladık. Yine memnuniyetle ifade etmek isterim ki, tecrübeli olan müşavirlik, danışmanlık hizmeti aldığımız firmanın yanı sıra ülkemizin önde gelen üniversitelerinden İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Gazi Üniversitesinin aktif olarak göreve devam eden uzman öğretim elemanlarından ve uluslar arası uzmanlardan, bu çalışmalar kapsamında hem destek aldık hem birlikte çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. 

Öncelikle 5 Farklı Güzergah Belirlendi

“Planlanan alanlarda 35 ilgili kurum ve kuruluşların yapmış olduğu çalışmaları ve verileri aldık. Çevresel koşullar ile flora ve fauna durumunu tespit ettik, maden alanları, sit alanları, hassas alanları, jeolojik çalışmalar gibi çalışmaları, yer altı ve yer üstü su kaynakları, toprak kaynakları, denizcilik ve ulaştırma ağlarına etkisi ayrıca yarma hacmi, kanal uzunluğu, kamulaştırma, yerleşim alanlarına etkisi gibi etkenler çerçevesinde yapılabilirliği dikkate alınarak beş farklı güzergah üzerinde çalışmalar devam ettirildi. 

Bu çalışmaları kapsamında sayısal modelleme çalışmaları da yaptık. Esas etüt projesine etki edecek ön sayısal modelleme çalışmaları tamamlandı ve buna bağlı olarak da kanal güzergahı boyunca da tek bir yer altı su akımının bulunmadığı tespit edildi. Farklı zemin türleri olduğu tespit edildi. Bu zeminlerin her birinin geçirimlerinin de farklı olduğu belirlenmiş durumda. Yer altı sularının olumsuz etkilenmemesi için çalışmalar belirlenen koridorlarda daha hassas bir biçimde yürütülmüş, şimdi de tespit ettiğimiz alternatif üzerinde daha hassas bir biçimde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yer altı sularının ve temiz su havzalarının etkileşimleri detaylı bir şekilde haritalandırılacak, buna bağlı olarak gerekli önlemler alınacaktır. Yer altı su modellemelerinin çalışmalarının yanı sıra su kalitesi, sedimen hareketleri gibi diğer sayısal modelleme çalışmalarımızda devam ettirilmektedir. 

Deprem riskinin değerlendirilmesi kapsamında yine deprem tehlikesi sonuçları, 72 yıl, 475 yıl ve 2475 yıllık ortalama yenileme süreleri dikkate alınarak çalışmalar yapılmıştır. Buna bağlı olarak da Kanal İstanbul projesi depremle ilgili bütün dikkate alınması gereken parametreler en son deprem bilgi birikimine ve değişik yenileme sürelerine göre çalışılmış ve belirlenmiştir. Tsunami değerlendirmesi konusunda da Kuzey Anadolu fayının Marmara kesiminde olacak depremlerin veya Karadeniz’de olacak depremlerin olası yeri ve büyüklükleri kullanılarak tsunami oluşumuna neden olabilecek fay kırılma parametreleri belirlenmiş, modelleme çalışmaları devam etmektedir.

Kanal İstanbul projesinde tsunami ile ilgili parametreler belirlenirken Marmara ve Karadeniz’de oluşabilecek tsunami etkilerinin kayıtlı tüm verileri çerçevesinde detaylı çalışmalar yapılmış ön raporda olumsuz bir etkisinin olmayacağı da tespit edilmiştir.”

17 Bin Metre Sondaj Yaptık

“Proje alanında yaklaşık olarak 25 yıllık rüzgâr verileri kullanılarak modelleme çalışmaları yapılmıştır. Ocak 1992 – Aralık 2016 tarihleri arasındaki Karadeniz ve Marmara Denizinde derin deniz koşullarının benzeşim modelleriyle dalgaların uydudan ya da şamandıralı dalga ölçüm verileriyle doğrulanması da yapılmıştır. Rüzgâr ve dalga iklim koşullarını tanımlamak amacıyla farklı yönlere, rüzgâr ve dalga büyüklüklerine bağlı olarak farklı yönlere ait en büyük rüzgâr hızları ve dalga yükseklikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak kanal projesi alanı ile ilgili Karadeniz ve Marmara Denizi girişlerindeki rüzgâr ve derin deniz dalgaları incelenmiş, kanal içerisinde gemi geçişlerinden oluşacak dalgaların kanal yan yüzeylerine etkisi en olumsuz senaryolara göre değerlendirilmiş ve detaylı çalışmalar devam ettirilmektedir. 

İlk aşamada yaklaşık 10 bin metre sondaja ilave olarak 7 bin metre sondaj çalışması ile 17 bin metre sondaj 2017 sonu itibariyle tamamlanmış ve bu yapılan sondajlar kapsamında da göl ve deniz tabanından çıkacak kazı malzemeleri, geçirimlilik, yüzeysel erozyon, anroşman malzemelerinin dolguda kullanılması dahil bütün bu hususlar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kanal kazısından çıkacak kazı malzemelerinin ihtiyaç çerçevesinde dolgu malzemesi olarak kullanılabileceği, bunun için direkt kullanılacak malzemenin yine iyileştirme yapılarak kullanılabilecek malzeme olduğu tespit edilmiştir. Kısmi olarak tarım arazilerinde kullanılabilecek, tarıma elverişli toprak ve yine bir kısım malzemenin de üçüncü havalimanının yan tarafında bulunan kömür ocaklarından kaynaklı çukurların doldurulması ve yeşillendirilmesi suretiyle de kullanılabileceği tespit edilmiştir.” 

Güzergahımız 45 km

“Yapılan bütün bu çalışmalar, bütün elde ettiğimiz veriler ve en uygun kesitin belirlenmesi çalışması sonucunda da bu alternatiflerden dördüncü alternatif olarak düşündüğümüz Küçükçekmece, Sazlıdere, Durusu koridoru Kanal İstanbul projesinin Karadeniz’den Marmara Denizine bağlantı yolu olarak tespit edilmiştir. Küçükçekmece gölünden girecek, Sazlısu Barajının oradan Terkos Barajının doğusundan Karadeniz’e çıkmış olarak. Güzergahımız yaklaşık olarak 45 km’dir. 

Bütün bu çalışmaları yaparken Terkos Gölü su havzası ile etkileşiminin olmaması adına kritik sınırdan doğu istikametinde yaklaşık 500 metre uzaklaşıldı. Ayrıca güzergah üzerinde bulunan iki köy, Baklalı ve Dursun köy yerleşkelerinin de direkt kanal havzası altında kalmaması adına bu 4. Alternatif çalışmalarında bu iki köyünde durumu göz önüne alınarak, bölge sakinlerinin olumsuz etkilenmemesi adına bunlardan kaçacak şekilde güzergah belirlenmiştir.” 

Projeler Birbiri ile Entegre

“Bütün bu çalışmalar yapılırken liman ve lojistik merkezi gibi entegre projelerde bununla birlikte değerlendirildi. Karadeniz’de çıkacak malzemeden kaynaklı dolgu yapılmak suretiyle lojistik merkezi olarak kullanabileceğimiz küresel bazda hizmet edebilecek proje alanları ve yine Marmara Denizinde dolgu yapılmak maksadıyla yapılabilecek yapay adalar da dahil bütün bu projeler birlikte değerlendirilmeye devam edecek, buna bağlı olarak ayrıntılar kesinleşecektir. Yani muhtemel dolgu alanları, yapay adaların büyüklükleri, sayıları, konumları nihai çalışmaların tamamlanmasıyla sizlerle paylaşılacak.

En kuzeyde D-20 Karayolu ki üçüncü havalimanının bulunduğu yerden, Odayeri’nden biz 14 km’sini bitirmiştik ve hizmete vermiştik. Devamında Çatalca’ya kadar olan 3 gidiş 3 geliş şeritli hale getirilme çalışması da bu sen Ağustos ayı içerisinde bitirilmiş olacak. Ve yine hemen altında Kuzey Marmara Otoyolu ki yap-işlet-devret modeli ile ihalelerini yaptık, Yavuz Sultan Selim Köprüsüne bağlı olarak bitirdiğimiz 225 km’nin dışında Avrupa Yakasından Kınalı’ya kadar uzatılması ve TEM’e bağlanması ve Anadolu Yakasında da Akyazı’ya kadar uzatılması çalışmaları devam ediyor. burada ilave bir köprü ihtiyacımız var. Hemen devamında Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçip Avrupa istikametinde devam edecek olan hızlı tren hattımızdan kaynaklı olarak bir köprümüz olacak. Onun altında da Sazlı Bosna karayolu geçişine bağlı olarak bir köprümüz olacak. Devamında Kuzey Marmara otoyolunun kesim 7 dediğimiz yine TEM’e bağlantı sağlayacak bir köprümüz olacak. Şuan ki Halkalı Kapıkule konvansiyonel demiryolu hattımızdan kaynaklı bir köprü geçişimiz olacak ve yine onun altında da Halkalı-Kapıkule yüksek hızlı treni ki ihale süreçleri devam ediyor, IPA fonlarından yararlanarak bu sene ihalelerini gerçekleştiriyoruz, duyuruları çıktık. 

Şuan ki TEM Otoyolunun geçişi ayrıca Yenikapı-Sefaköy-Beylikdüzü metro geçişine bağlı olarak da yine bir geçişimiz, en güneyde de D-100 karayolu olacak.” 

Marmaray Benzeri Batırma Tüp Geçişi

“Marmara tarafından üç tane geçişi Marmaray projesinde olduğu gibi batırma tüple Küçükçemeceköy gölünün altından geçirmeyi hedefliyoruz. Kuzey istikametinde olan bütün alternatifleri ise köprü şeklinde yapacağız. Tabi Kanal İstanbul’dan kaynaklı yarma yaptığımız için karşıdan karşıya geçişlerde çok da uzun mesafeli, viyadük gerektiren geçişler olmayacak. Zaten gemilerin geçiş yüksekliğini kurtaracak geçişlerimiz söz konusu. Bunlarında tamamını bu proje kapsamında yapmış olacağız.”

Bu Sene İlk Kazmayı Vuracağız

“Özetlemek gerekirse bütün bu çalışmalar sonucunda ülkemizin Trakya tarafında ve Avrupa tarafında olası bütün etkileşimler, ulaşımla, kentsel dönüşüm de dahil etkiler olarak 5 alternatif üzerinde çalışmaları bugüne kadar devam ettirilmiş, en doğru en avantajlı konumu sağlayan dördüncü alternatif dediğimiz alternatifi de bugün itibariyle kararlaştırdık. Bundan sonra artık çalışmalarımız Küçükçekmece, Sazlıdere, Durusu alternatifi diye hitap edebileceğimiz koridor güzergahınca devam ettirilecektir. Hedefimiz bu sene içerisinde yap-işlet-devret modeli, kamu özel ortaklığının diğer alternatifleri dahil karma bir model ile ihale süreçlerini bitirip bu sene içerisinde kazma vurmayı hedefliyoruz. İnşallah hayırlı uğurlu olur. 

2011 yılında tasarladığımızda da, ben o zaman genel müdür olarak bu işin içindeydim. Bütün ekip arkadaşlarımla çalışırken birkaç şeyin çok önemli olduğunu düşünmüştük. Bir tanesi gemi geçişleri ile ilgili bir avantaj sağlaması, ikincisi özellikle güzergah üzerinde ki kentsel dönüşümde dahil insanların hayatlarının etkilenmeyeceği tam tersi daha modern bir şehir yaşamına kavuşacağı bir planlama, üçüncüsü de İstanbul’un su kaynakları olan ter altı ve yer üstü tatlı su kaynakları ile ilgili çalışmaların tamamlanması. Buna bağlı olarak proje büyüklüğü hedeflemiştik. Şuan ondan çok farklı bir konumda değiliz. Ancak bütün bu detaylı çalışmalarla Karadeniz’deki bütün limanların bundan sonraki büyüme hedefleri, Karadeniz’den kaynaklı Marmara, Ege ve Akdeniz’e olabilecek yük hareketi ve yine Çin ve Hindistan’ın büyümesine bağlı olarak, çünkü oralar dünya çapında cazibe merkezi veya ticaretin ağırlık merkezi haline geliyorlar. Onlara bağlı olarak da Orta Asya ülkeleri üzerinden Karadeniz’e ve ülkemize olacak yük hareketleri, bunlarında Boğaz’dan geçen yük gemisi sayısına olan etkileri ve yine bütün bu yük hareketlerinden kaynaklı gemi büyüklüklerinin olası gelişmesi de dikkate alınarak kanal kesiti kesinleştirilecek. Bunları yaparken de ne ekonomik en kolay en fizibil deniz yolu taşımacılığı da Kanal İstanbul ile birlikte bundan sonraki çalışmalarla kanal kesitini yüzde yüz kesinleştirmiş olacağız. Ayrıca etrafındaki kentsel dönüşümü de yapmış olacağız. Daha önce de zaman zaman rakamlar ifade ettik. Bu kadar büyük bir proje de finansman modellemede dahil yine kanal kesitine bağlı çalışmalarımızın da sonucunu bitirmeden kullanabileceğimiz bizi de sizi de aldatabilir. Ama bir gerçek var ki şu an ülkemizin en büyük projesi.”

 

 

 

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sponsorlar

         

Anbarapor'dan

Temmuz 11 2018 0
Temmuz 2018
Yeni sayımızla iyi bir ay geçirmeniz dileğiyle…Ülkemizde son 16 yılda havalimanlarına rekor yatırım yapıldı. 33 havalimanının genişletme çalışmaları tamamlanırken birçok havalimanın da pistleri, apronları, pat…

Teşvik

Temmuz 12 2018 0
Mayıs Ayında 713 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı, Mayıs ayında 713 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Belge…
Haziran 21 2018 0
Nisan Ayında 515 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı’nın Nisan 2018 dönemi yatırım teşvik belgesi listesi Resmi…
Nisan 19 2018 0
Şubat Ayında 516 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığınca, Şubat ayında 516 yatırım teşvik belgesi verildi. Yatırım…
Nisan 04 2018 0
532 Teşvik Belgesiyle 8 Milyarlık Yatırım
Ekonomi Bakanlığınca, Ocak ayında 532 yatırım teşvik belgesi verildi. Ekonomi…

E-bülten

Anbarapor'dan haber almak ve belirli periyotlarda gönderdiğimiz e-bültenleri e-posta aracılığıya edinmek için e-posta adresinizi ekleyiniz. Aşağıdaki alana e-posta adresinizi eklediğinizde bizden e-posta almayı yasal olarak kabul etmiş sayılırsınız.