Yeni Düzenlemeler Işığında Konkordato

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Son zamanlarda finansal sorun yaşayan firmaların sayısı giderek artarken bunların bir kısmının konkordato talebinde bulunduğu basında sıklıkla yer almaktadır. Uzun zamandır mevzuatımızda yer almasına rağmen, 2004 yılında iflas erteleme hükümlerinin yürürlüğe girmesi ile birlikte fiilen uygulanma imkanını yitiren bu kurumu süreç içerisinde artarak duymaya devam edeceğimiz öngörüsüyle “konkordato kurumu” ile ilgili yeni düzenlemeler hakkında bilgi vermek gereği duyduk. Bu kapsamda konkordato kurumu ile ilgili bilinmesi gerekenleri, ticaret hukuku ve şirketler hukuku ile ilgili konularda Ankara’da çalışmalar yürüten Avşar Hukuk Bürosu’ndan Sayın Avukat Funda Erdem Şahin ile sizler için görüştük.

Konkordato nedir?

Konkordatoyu kısaca, mali açıdan güç durumda olan borçluların, borçlarını ödemek amacıyla alacaklıları ile yaptığı anlaşma şeklinde tanımlayabiliriz. Konkordato aslında uzun yıllardır mevzuatımızda yer almasına rağmen, son birkaç yıla kadar daha çok “iflas erteleme” hükümleri uygulanmakta idi. Ta ki 2016 yılında kabul edilen 669 sayılı KHK ile, “iflas erteleme” kurumuna başvuru imkanı ortadan kaldırılıp uygulamada bu anlamda bir boşluk oluşuncaya kadar.
15 Mart 2018 tarih ve 30361 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğü giren 7101 sayılı Kanun ile iflas ertelemeye ilişkin hükümler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’ndan tamamen çıkarılmış, kanunda halihazırda mevcut olan konkordato düzenlemeleri ise kapsamlı şekilde değiştirilmiştir. Bu sayede vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçluya borçlarını ödeme ya da muhtemel bir iflastan kurtulma imkanı getirilmiştir.

Peki kimler konkordato talebinde bulanabilir?

İster tacir ister gerçek kişi olsun, vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan tüm borçlular konkordato talebinde bulunabilir. Yine borçlu hakkında iflas talebinde bulunabilecek alacaklılar da konkordato talebinde bulunabilirler. Daha önce iflas erteleme kurumunda da alacaklılara benzer bir hak tanınmıştı; fakat fiilen uygulanan örnek hiç olmamıştı. Bu nedenle benzer bir durumun konkordato sürecinde yaşanmasını da olası görüyoruz.

Konkordato talep etmek isteyen kişi nereye ve nasıl başvuru yapmalı?

Konkordato talep edecek kişinin konkordato gider avansını yatırarak asliye ticaret mahkemesine başvurması gerekir.

Peki bu başvuru sırasında borçlunun sunması gereken bir takım belgeler var mıdır yoksa sadece konkordato talep beyanı yeterli midir?

Mahkemenin “geçici mühlet” kararı verebilmesi için, borçlunun başvurusu sırasında şu belgeleri sunması gerekir:
- Borçlunun borçlarını hangi vadede veya ne oranda ödeyeceğini gösteren “ön proje”,
- Borçlunun tacir olması halinde mali durumunu gösterir tabloları,
- Alacaklılarını, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösterir tablo,
- Alacaklıların eline konkordatoda ve iflas halinde geçecek tutarları karşılaştırmalı olarak gösteren tablo,
- Borçlunun küçük işletme dışındaki işletmelerden olması halinde bağımsız denetim kuruluşları tarafından hazırlanan finansal analiz raporları ve dayanakları.
Konkordatonun başarıya ulaşıp tasdik edilmesini sağlayabilmek için bu belgelerin büyük bir titizlikle hazırlanması önemlidir. O nedenle gerek bu belgelerin hazırlanması gerekse sürecin yürütülmesinde uzman kişilerden destek alınması faydalı olacaktır.

Önceki düzenlemelerden farklı olarak burada bağımsız denetim kuruluşlarından rapor alınma şartı getirildiğini görüyoruz. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ne önceki konkordato ne de iflas erteleme hükümlerinde borçlular için bağımsız denetim kuruluşlarından rapor alınma zorunluluğu bulunmakta idi.
Öncelikli olarak bu şartın tüm şirketler için getirilmediğini belirtmek isteriz.  Çalışan sayısı 50’den az olan, yıllık satış hasılatı veya bilanço toplamı 25.000.000 TL’yi aşmayan işletmeler, bağımsız denetim şirketlerinden finansal analiz raporu almak zorunda değildir.
Kanun koyucunun özellikle orta ve büyük ölçekli işletmeler bakımından getirdiği bu zorunluluğunun, borçlunun konkordato talebine ciddiyet kazandırmak ve afaki ve sübjektif taleplerde bulunulmasını önlemek amacını taşıdığını değerlendirmekteyiz. Zira borçlu tarafından hazırlanan konkordato ön projesinin ve ön projede yapılan tekliflerin gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığı bağımsız denetim kuruluşlarınca hazırlanan finansal analiz raporlarıyla objektif bir şekilde değerlendirilmektedir.
Burada bir hususa daha değinmek gerekir. Kanun koyucu konkordato başvurusu sırasında sunulan mali tabloların, başvuru tarihinden en fazla kırk beş gün önceki tarihli olmasını zorunlu kılmıştır. Bu da gerek konkordato ön projesinin hazırlanmasında gerekse hazırlanan ön projenin bağımsız denetim kuruluşunca incelenmesinde çok hızlı şekilde çalışılması gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle her iki aşamada da bu konuda yetişmiş profesyonel ekiplerin oluşması, konkordato talebinin başarıya ulaşması için gerekli olacaktır.

Konkordato süresi ne kadardır?

Eski düzenlemelerde konkordato için tek bir süre belirlenmişken yeni düzenlemeler ile konkordato süresi “geçici mühlet” ve “kesin mühlet” olarak ikiye ayrılmıştır.
Borçlunun ilk etapta sunduğu belgeleri inceleyen mahkeme, süreç sonunda borçlunun mali durumunu iyileştireceği ya da konkordatonun tasdik edileceği kanaatine ulaşır ise borçluya üç aylık bir “geçici mühlet” verir. Bu süre mahkeme tarafından talep üzerine, en fazla iki ay daha uzatılabilir.
Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu sonucuna varır ise, borçluya bir yıllık “kesin mühlet” verir. Kesin mühlet, güçlük arz eden özel durumlarda, bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar uzatılabilmektedir. Yani konkordato talebinde bulunan borçlulara toplamda 2 yıla yakın konkordato mühleti verilebilmektedir.

Konkordato sürecinde borçlu, malvarlığını kendi yönetmeye devam edebilir mi?

Konkordato sürecinde borçlu, kural olarak malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini devam ettirmektedir. Bununla birlikte mahkeme geçici mühlet kararı verirken konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını yakından incelemesi amacıyla bir geçici komiser görevlendirmektedir. Bu komiserin görevi projenin tasdikine kadar devam eder. Konkordato komiseri bir yandan borçlunun faaliyetlerine nezaret ederken diğer yandan borçlunun malvarlığına ilişkin defter tutar. Ayrıca konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunarak mahkemeye de ara raporlar sunar.
Bu kapsamda konkordato sürecinde borçlunun faaliyetlerini, komiser nezaretinde ve fakat kendisinin yürüttüğünü söylemek doğru olacaktır. Ki bu durumun konkordato sürecinde alacaklı ile borçlu arasındaki dengeyi korumak adına önemli olduğunu değerlendirmekteyiz.

Peki mali durumu bozulan bir borçlu neden konkordato talep etmelidir? Konkordatonun borçlular için ne gibi avantajları vardır?

Geçici mühlet kararı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamamakta, alacaklıların önceden başlattıkları takipler ise durmaktadır. Bunun tek istisnasını imtiyazlı alacaklar (Örneğin işçi alacakları, nafaka alacakları) ile ilgili takipler oluşturmaktadır. Kanun koyucu imtiyazlı alacaklar için mühlet içinde olsa da takip başlatılabileceğini ve başlamış takiplerin devam edeceğini düzenlemiştir. Rehinli alacaklara ilişkin takiplerde ise sadece rehinli malın muhafaza altına alınıp satılması önlenmektedir. Onun dışında rehinli alacaklılar mühlet devam ederken takip başlatabilecekleri gibi önceden başlattıkları takiplere de devam edebileceklerdir. Bu mühlet içerisinde ayrıca ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmayacak, takip işlemi ile kesilebilen zamanaşımı süresi ve hak düşürücü süreler de işlemeyecektir.
Kesin mühlet verilmesi ile birlikte geçici mühlet kararı ile duran icra ve iflas takiplerine bir yıl, süre uzarsa 18 ay, daha devam edilemeyecek ve yeni takip de başlatılamayacaktır. Yine geçici mühlette olduğu gibi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmayacak, takip işlemi ile kesilebilen zamanaşımı süresi ve hak düşürücü süreler de işlemeyecektir. Mühlet verilmeden önce müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüz olacaktır. Konusu para olmayan alacaklar ise alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilecektir. Öte yandan, hacizli mallar ile ilgili olarak mühlet verilmeden önce konulan hacizler ise düşmeyecektir (hacizlerin düşmesi için konkordatonun tasdik edilerek taraflar için bağlayıcı hale gelmesi gerekmektedir).
Uygulamada bazı sözleşmelerde, taraflardan birinin konkordato talebinde bulunması halinde, bu durumun sözleşmenin diğer tarafı için haklı fesih nedeni sayılacağına ya da borcun muaccel hale geleceğine dair hükümlere yer verildiği görülmektedir. Ancak kanun koyucu, sözleşmelere eklenen ve borçluların konkordato talebinde bulunmasını engelleyen bu gibi hükümlerin, borçlunun konkordato talebinde bulunması halinde uygulanmayacağını isabetli bir şekilde hüküm altına alınarak borçlu üzerinde yaratılmak istenen baskıyı bir nebze olsun önlemeye çalışmıştır.
Bundan başka konkordato süreci devam ederken borçlu, ön projesinde bu durumu belirtmek şartıyla, rehinli alacaklıların her biri ile ayrı ayrı ve gizli müzakere ederek de borçlarını yapılandırabilmektedir.
Kanunda konkordato projesi kapsamında yapılacak iş ve işlemlerle ilgili harçlar ve vergiler yönünden de bir takım istinaslar getirildiği görülmektedir. Örneğin konkordato ile ilgili işlemler nedeniyle düzenlenecek kağıtlar damga vergisinde muaf tutulmuştur.

Bu açıklamalar ışığında konkordatonun özellikle borçluları koruyan bir kurum olduğunu ve alacaklıların konkordato sürecinde yapabileceği herhangi bir şey bulunmadığını söyleyebilir miyiz?

Bu hatalı bir tespit olur kanaatindeyim. Zira, konkordato kurumu sayesinde borçlu, alacaklıları ile yaptığı anlaşma çerçevesinde, icra takibi sonunda aktifinin paraya çevrilmesi tehdidi olmadan, hem malvarlığını korumakta hem de ticari faaliyetlerini devam ettirip borçlarını ödemeyi sürdürebilmektedir. Alacaklı da bu sayede haciz ya da iflas takibi sonucu elde edeceği- ki çoğu zaman alacaklıların alacaklarına hiç kavuşamama tehdidi bulunmaktadır- tutardan çok daha fazlasına kavuşma imkanını yakalamaktadır. Dolayısıyla bu hali ile alacaklının da yararına olduğunu söyleyebiliriz.
Ayrıca borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını iddia eden her alacaklı, geçici mühlet kararının, ticaret sicil gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanından itibaren yedi gün içerisinde delilleri ile birlikte mahkemeye başvurarak konkordato talebinin reddini talep etme hakkına sahiptir.
Kesin mühlet içerisinde oluşturulacak “alacaklılar kurulu” sayesinde de alacaklıların konkordato süreci içindeki konumu güçlendirilmeye çalışılmıştır. Zira kurul konkordato komiserinin faaliyetlerine nezaret ederek komisere tavsiyelerde bulunabileceği gibi komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa mahkemeden komiserin değiştirilmesini dahi talep edebilmektedir.
Yine kendisine karşı konkordato projesi kapsamında ödeme yapılmayan her alacaklı mahkemeden kendisi hakkındaki konkordatonun feshini ya da konkordatonun kötü niyetli olarak yapıldığını iddia ediyorsa konkordatonun tamamının feshini talep edebilir. Mahkeme tarafından konkordatonun tamamının feshine karar verilmesi halinde de mahkeme, iflasa tabi olan borçlunun resen iflasına karar verir. Alacaklıların, bu şekilde iflasa tabi borçluların iflasına karar verilmesi imkanına sahip olmaları,  kanun koyucu tarafından hileli tutum ve davranışlar ile hareket eden borçlular karşısında korumasız bırakılmak istenmediklerini, dolayısıyla konkordato başvurusunda bulunacak borçluların çok dikkatli hareket etmeleri gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Peki konkordato talebinin reddedilmesi halinde borçlunun karşılaşacağı sonuçlar nelerdir? Konkordato talebi reddedilen her borçlu hakkında iflas kararı verilebilir mi?

Bu soruyu doğrudan evet ya da hayır şeklinde yanıtlamak pek doğru olmaz. Geçici mühlet ve kesin mühlet ile sonrasındaki süreçler için ayrı ayrı ele almak gerekir.
Mahkeme, geçici mühlet koşullarının oluşmadığını tespit ederse, sadece borçlunun konkordato başvurusunun reddine karar vermekle yetinir. Zira kanunda, geçici mühlet talebinin reddi halinde ilave bir yaptırım uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkeme borçlunun ön projesini incelediğinde, ticari işletmenin iyileşme ihtimali olmadığına kanaat getirse dahi borçlu hakkında iflas kararı veremeyecektir.
Kesin mühlette ise durum farklıdır.  Kesin mühletin verilmesinden sonra, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması vs. durumlar nedeniyle mahkeme, kesin mühleti kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verebilir. Bu durumda, alacaklının ayrıca talepte bulunmasına gerek olmaksızın, borçlunun iflasa tabi olması halinde, resen iflasına da karar verilecektir. 
Bundan başka konkordatonun taraflar için bağlayıcı olabilmesi için gerekli olan “konkordatonun tasdiki”ne karar verilmezse ya da alacaklının talebi üzerine “konkordatonun tamamen feshi”ne karar verilirse; mahkeme tarafından, alacaklının ayrıca talepte bulunmasına gerek olmaksızın, iflasa tabi borçlunun resen iflasına karar verilmektedir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Sponsorlar

         

Anbarapor'dan

Ağustos 10 2018 0
Ağustos 2018
Yeni sayımızla iyi bir ay geçirmeniz dileğiyle…Bu ayki kapak konumuz sağlık yatırımları. Sağlık Bakanlığı, sağlıkta hizmet kalitesini yükseltmek için yatırımlara devam ediyor. Sağlık Yatırımları Genel…

Teşvik

Ekim 05 2018 0
Haziranda 570 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Haziranda 570 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Ekim 05 2018 0
Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Temmuzda 464 yatırım teşvik belgesi verildi.…
Temmuz 12 2018 0
Mayıs Ayında 713 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı, Mayıs ayında 713 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Belge…
Haziran 21 2018 0
Nisan Ayında 515 Yatırım Teşvik Belgesi Verildi
Ekonomi Bakanlığı’nın Nisan 2018 dönemi yatırım teşvik belgesi listesi Resmi…

E-bülten

Anbarapor'dan haber almak ve belirli periyotlarda gönderdiğimiz e-bültenleri e-posta aracılığıya edinmek için e-posta adresinizi ekleyiniz. Aşağıdaki alana e-posta adresinizi eklediğinizde bizden e-posta almayı yasal olarak kabul etmiş sayılırsınız.